Mehmet KARA |
|
Havalecilik ya da topu taca atmak |
Siyasetin yeni tartışma konusu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi. “Bu süre 5 yıl mı 7 yıl mı?” sorusuna hep farklı cevaplar veriliyor. Geçen yılın Mayıs ayında bu konu dönemin TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın Gül’ün görev süresinin 5 yıl olduğu yönündeki değerlendirmesi üzerine tartışılmaya başlanmıştı. Tıpkı şimdi olduğu gibi o dönemde de hükümet kanadında bir netlik yoktu. Tartışmaların yapıldığı dönemde, Gül, görev süresiyle ilgili sorulara karşılık “Çıkacak kanunu bekleyin” diyerek bir kanun çıkması gerektiğini söylemişti. Kanun Anayasa komisyonunda görüşüldükten sonra alt komisyona havale edildi. Alt komisyon çalışmalarını sürdürürken, Gül’ün Hindistan’da yaptığı açıklamalar “Cumhurbaşkanı’nın görev süresi” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Hindistan’a giderken “Yeni anayasa fırsatı kaçtı” diyen Gül’ün sözü “ikinci kez seçilmek istiyor” diye yorumlanınca “anlamsız bir yorum” diye tepki göstermişti. Peşinden de “Durun bakalım. Henüz kaç sene olduğu ortaya çıkmamışken, 5 seneyse bile daha yarısındayken böyle düşünen varsa hiç hoş karşılamam” demişti. Şimdilerde ise, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli, Gül’ün görev süresinin 5 yıl olduğunu söylerken, Baykal’ın “rejim krizi çıkar” sözü üzerine tartışma hararetlendi. Muhalefet liderlerinin “görev süresi 5 yıl” demesine rağmen, Cumhurbaşkanlığı Seçimi Tasarısı’nı görüşen Anayasa Alt Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Gül’ün görev süresine yasada yer vermeyeceklerini söyledi. Üstün, “2014’e kadar kalmak Sayın Gül’ün hakkıdır. Cumhurbaşkanı’nın süresini kanuna yazarsanız risk doğabilir” diyor. * * * Peki bu karışıklık nereden kaynaklanıyor. Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim. Hatırlanacağı gibi cumhurbaşkanlığı seçim süreci sancılı geçmişti. 24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de Kayseri milletvekili seçilmiş, yeni Meclis’in önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday olmuş ve 28 Ağustos 2007 tarihinde 11. Cumhurbaşkanı olarak seçilmişti. Hemen ardından Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesini de öngören anayasa değişikliği paketinin halkoyuna sunulmasıyla, 21 Ekim 2007 tarihinde bir referandum yapılmıştı. Referandum sonucunda Cumhurbaşkanı seçme yetkisi Meclis’ten alınarak halka verilmişti. Referandumun kabul edilmesinin üzerinden bir hafta geçmesinin ardından bir tartışma yapılmış ancak konu zamana bırakılmıştı. 28 Ekim 2007 tarihinde “Yeni tartışma: 7 mi 5 mi?” başlıklı yazımızda hükümetin referandum konusunu aceleye getirdiğini, son dakikada yaptığı geçici iki maddenin paketten çıkarılması ile eksiklikler doğduğunun ortaya çıktığını yazmıştık. Peşinden de “Bu kanun 12. Cumhurbaşkanı için geçerlidir” gibi geçici bir madde getirilmesi ile meselenin çözülebileceğini, ama bunun yapılmadığını vurgulamıştık. Dediğimiz gibi de oldu. Konu değişik dönemlerde tekrar tartışılmaya devam etti. Şimdi de tekrar tartışılıyor. Çözüm bulunamazsa da bu konu tartışılmaya devam edecek. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu bir taraftan görev süresinin 7 olduğunu söylerken, “Muhalefete çağrıda bulunuyorum. Bu tartışmayı kökten çözmek için anayasaya geçici bir madde yazalım. Referandumla kabul edilen anayasa değişikliğinin cumhurbaşkanı ve Meclis’in görev süresini kapsayıp kapsamayacağını belirtelim. Bunu yapmazsak biz bu tartışmaları bitiremeyiz” demesi de bu düşünceyi güçlendiriyor. * * * Meslek liselerine katsayı meselesini YÖK’e havale eden hükümet bu meseleyi de Yüksek Seçim Kurulu’na havale ediyor. Erdoğan’ın, “7 yıl mı, 5 yıl mı, YSK karar verir” sözü ile Kuzu’nun “Ya muhalefetle uzlaşalım ya YSK’nın süreci başlatmasını bekleyelim” demesi de bunu gösteriyor. Buradaki, soru bu konuyu YSK’ya bırakmak mı, yoksa bir kanun çıkartarak meseleyi vuzuha kavuşturmak mı? Bir takım yorumlar, söz konusu anayasa değişikliğinin, Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra yapıldığından dolayı bundan sonra halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı için geçerli olduğunu söylüyor. Bunu da, o günkü anayasa maddesi “Cumhurbaşkanının görev süresi 7 yıldır” demesine bağlıyor. İki ay sonra referandumda cumhurbaşkanlığı seçimi yeniden düzenlendiği ve görev süresini 5 yıla düşürüldüğüne dikkat çekiliyor. Böyle düşünenler şunu unutuyor. 7 yıllığına seçilen mevcut cumhurbaşkanı ile ilgili “geçici” bir hüküm konulmadı. Şimdi gerek iktidar, gerek muhalefet, gerekse de hukukçular referanduma giden anayasa değişikliğindeki eksikliği kabul ediyor. Geçici bir madde ile halledilebilecekken o günkü “konjonktür” gereği konulmadığı ortaya çıkıyor. Aslında Gül’ün görev süresi 5 yıl diyen muhalefetin de, 7 yıl diyen iktidarında önümüzdeki dönem için “siyasî” hesapları var. Tartışma bu yüzden şimdiden başladı. Her iki tarafta önümüzdeki 3-5 yılın hesaplarını yapıyor. Konuşulan yorum şu: Muhalefet Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını engellemeye çalışıyor. Hükümette Erdoğan’ı bir dönem daha başbakan yaptırmak için Köşk’ün görev süresinin 7 olduğunda ısrar ediyor. Sahi, Gül’ün görev süresi 2012’de mi bitiyor, 2014’te mi? 19.02.2010 E-Posta: [email protected] |