H.İbrahim CAN |
|
Azerbaycan cephesinde yeni bir şey yok! |
Bir yörenin kayda değer bir özelliği ve güzelliği yoksa “Havası ve suyu çok güzel” derler. Hem yörenin insanını üzmemek, hem de nezaket göstermek için güzel ve her yer için uygulanabilecek bir formüldür. Benzer bir duyguyu bir devlet adamı başka bir ülkeye gidip de, somut niteliği olmayan bir dizi anlaşma imzalandığında hissediyoruz. Çoğu zaman zaten süregelen protokoller yenilenir. İki ülkenin teknik adamları arasında yapılan ortak çalışma sonuçları hazırlanır. Sonra bir devlet adamının ziyaret etmesi beklenir. Cumhurbaşkanı Gül’ün Azerbaycan ziyaretinde de iki ülke arasında Ermeni açılımıyla başlamış olan soğukluğun halen giderilemediği, yalnızca doğal gaz konusunda uzlaşmanın sağlandığı, Yukarı Karabağ sorununda somut bir adımın atılamadığı bir dönemde yapılan bu ziyarette stratejik işbirliği anlaşması imzalandı. Çok büyük bir öneme haiz olmamasına karşın, sembolik açıdan önemli olan vizelerin kaldırılmasına Azeri tarafı yaklaşmadı. Geriye enerji alanındaki işbirliği çabalarının pekiştirilmesi kaldı. Bilindiği üzere iki ülke arasında Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ile Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattı projeleri sürüyor. Halen süren bir başka ortak proje de Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı. Bunlarda yeni bir gelişme yok. Cumhurbaşkanı Gül, Yukarı Karabağ sorununun “Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü” çerçevesinde çözülmesi yaklaşımı da işgal altındaki toprakların bir kısmının iade edilmesini temel alan görüşmeler açısından, bir çıkmazı temsil ediyor. Toprak bütünlüğünün korunmasını esas almak, hiç taviz vermemek anlamına gelmektedir. Halen fiilen Ermeni işgali altında bulunan bölgelerin tamamının bu ülke tarafından iade edileceğini düşünmek gerçekçilikle pek bağdaşmayacaktır. Görünen odur ki; bu Azerbaycan gezisi bir tür dostlukların tazelenmesi amacına yöneliktir. Bu dostluğun güçlendirilmesi ve Ermenistan soğukluğunun giderilmesi için, daha doğrusu Ermeni açılımının açılmadan kapandığına Azerileri bir kez daha ikna etmek için yararlı bir gezi oldu. Bu arada merak ediyoruz; protokoller ne olacak? Protokoller öncesi döneme döndüğümüze göre, bu belgelerin TBMM’de halen onay bekliyor halde tutulmasının kime yararı vardır? Azerbaycan’la ilişkilerde asıl işbirliğinin arttırılması gereken alan enerji. Amerikan şirketlerinin cirit attığı ülkede, Türk şirketlerinin bu alanda daha faal olmasının şartlarının hazırlanması gerekiyor. Rusya ve Amerika’nın Azerbaycan’ın enerji kaynakları konusunda kıyasıya yarıştığı bir dönemde, bu konudaki işbirliğini arttıracak çabalar çok yararlı olacaktır. Sözün kısası; Azerbaycan’ın “Havası ve suyu çok güzeldir.” Umarız bu güzelliğe Yukarı Karabağ sorununun çözülmesine yönelik daha somut adımlarla, enerji alanında yeni dev projelerin imzalanması eşlik eder. 19.08.2010 E-Posta: [email protected] |