M. Latif SALİHOĞLU |
|
Mevcutlar hurdaya; yeni kombiler geliyor |
Birinci elden aldığımız bilgilere göre, dünya piyasalarına teknoloji harikası yeni kombiler sürülecek. Patent işlemleri tamamlanmış olan bu kombilerin seri üretimine bir, ya da iki sene içinde başlanmış olacak. Nono (cüce) teknolojisine göre imal edilen bu kombiler, bir evin, bir binanın sadece ısıtma veya sıcak su ihtiyacını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda elektrik de üretecek. Dolayısıyla, bu kombiler, kurulduğu evin, binanın bütün enerji ihtiyacını da karşılamış olacak. Hatta, "akıllı sayaçlar" sayesinde, ihtiyaç fazlası enerjinin bağlantılı elektrik şirketine satılması dahi mümkün hale gelebilecek. Hem hacim itibariyle küçük olup fazla yer kaplamaması, hem de elektrik gibi pahalı bir enerjiyi üreterek yüksek tasarruf sağlaması, bu kombilere olan talebin çok yüksek olacağını gösteriyor. Hatta, taleplerde bir patlama olacağı ihtimalini dahi hatıra getiriyor. Meselâ, yine birinci kaynaktan aldığımız bilgilere göre, Avrupa'da patent hakkını almış üretici bir firma, daha şimdiden on binlerce adet kombi siparişini almış durumda. Bu da, pazarlama şirketlerinin meselenin ehemmiyetini idrak ettiklerini, bu işten yüksek kazanç sağlayacaklarına inandıklarını gösteriyor.
Hidrojen enerjisi
Dünyada şimdiye kadar keşfedilen ve kullanılan enerji kaynakları şunlardır: Kömür, petrol, doğal gaz (ilk üçü, aynı zamanda fosil kaynaklıdır), elektrik, rüzgâr, güneş, biyoyakıt, jeotermal, hidrolik, nükleer ve hidrojen enerjisi. Şimdilerde, en gözde olmaya aday görüleni ise, hidrojen enerjisidir. Zira, hem tasarruflu, hem de çevre kirliliğine yol açmayan en temiz enerji olarak kabul görmüş durumda. İşte, yukarıda bahsini ettiğimiz kombilerin ürettiği de, doğrudan hidrojen enerjisidir. Yani, bu nano kombiler, az bir metan gazı ile çalışmaya başlıyor ve kurulu tesisatı içinde devridaim ettiği sudan çok yüksek miktarda hidrojen enerjisi temin ediyor. Kombiden geçen su, sıcak su olarak kullanıldığı gibi, ayrıca kalorifer peteklerine kanalize edilerek ısıtma amaçlı olarak da kullanılabiliyor. Nano kombinin bütün bu ihtiyaçları karşılaması ve üstüne üstlük elektrik üretmesi için, masraf olarak sadece çok az miktarda metan gazına ihtiyacı var. İhtiyaç duyulan metan gazı ise, meselâ köylerde iki inek gübresinden, yahut etraftaki ağaç/odun çürüklerinden bile devşirilebiliyor. Kombiden geçen metan gazı, lazerle delinmiş binlerce delikli küçük metal parçalarından geçtikten sonra, metal ve seramik plakalarının da yardımıyla, cihaz içinde meydana getirdiği olağanüstü derecedeki reaksiyonlar sayesinde, basit sudan çok yüksek miktarda bir hidrojen enerjisi istihsal eder. Evin, binanın elektrik tesisatına aktarılan bu enerji ile, hem aydınlatma sağlanır, hem de ocak, fırın, ütü dahil kullanılan bütün cihazlar çalıştırılabilir. Üstelik, enerjinin artan kısmı akıllı sayaçlar sayesinde satışa da sunulabilir.
Evlerden sanayiye
İlk etapta ev tipi kombilerin üretimine başlayacak olan yüksek teknoloji ile donanımlı şirketler, ardından bina, site, mahalle ve hatta şehirlerin enerji ihtiyacını karşılamaya yetecek "nano santraller"in üretimine de geçmeyi plânlıyorlar. Aynı şirketler, bilâhare hidrojen enerjisinin depolama sistemini geliştirerek, mobil sistemli otomobil, uçak, tren, gemi gibi makinalar için de, alternatif bir enerji türünü dünya piyasalarına sürmeyi hedefliyorlar.
Önemli son birkaç not
1) Konunun uzmanı değiliz. Burada da ahkâm kesmiyoruz. Sadece ufuk açıcı, ilgilileri, meraklıları teşvik edici bazı telkinatta bulunmaya çalışıyoruz. 2) Uzmanlar, burada nazara verdiğimiz hususlara dair teknik detayları çok daha iyi bilirler. Dolayısıyla, teknik bazı hataları da bulabilirler. Bunu peşinen kabul ediyoruz. 3) Anlattığımız kombiler ve bunlardan hidrojen enerjisi üretme çalışmaları, Avrupa'nın gelişmiş ülkelerinde yapılmaktadır. 4) Burada, adresi tam olarak veremeyiz, kaynağı belirtemeyiz, şahıs ismi zikredemeyiz. Zira, bundan büyük zarar görecek kimseler olabilir. Bilgi sızdırmaya karşı, ilgili şirketler tarafından çok ağır müeyyideler uygulanıyor. 5) Türkiye'de de hidrojen enerjisi sahasında ciddî çalışmalar, hatta yatırımlar yapılmaktadır. Ancak, bizim tesbitlerimize göre, en yüksek teknolojinin kullanıldığı ünitelerimizde bile, Avrupa'daki gelişmelerin en az on yıl gerisinde görünmekteyiz. 6) Hidrojen üretimi yapacak cihazları yapmak, tek başına bir marifet, bir başarı değildir. Patent alsanız bile, şayet astarı yüzünden pahalı olursa, o takdirde seri üretime geçemezsiniz. Keza, dünya ile rekabet edemezsiniz. Dolayısıyla, büyük emeklerle yaptığınız işi, ekonomik kazanca dönüştüremezsiniz. 7) Dünyadaki hayatı tehdit eden bilhassa çevre ve atmosfer kirliliğine karşı düşünülen çarelerin arasında hidrojen enerjisine ağırlık veriliyor zaten. Kuvvetle muhtemeldir ki, bu temiz, zararsız ve yüksek tasarruflu enerjiye duyulan ihtiyaç daha da artacak ve belki de liste başı olacak derecede önemsenecek. Velhasıl, "Hayat sudan ibarettir." 26.05.2010 E-Posta: [email protected] |