Erdoğan’ın ABD yolunda uçağına aldığı gazetecilerle sohbetinde “Oyumuz ilk kez yüzde 26’ya geriledi” açıklamasında bulunmasının üzerinden iki hafta geçti.
Ama derin bir iz bıraktı. Hâlâ tartışılıyor.
AKP’nin yaptırdığı bir kamuoyu araştırmasının sonucunu yansıtan bu açıklamanın ardından, aynı neticeyi değişik açılardan teyid eder nitelikte başka anketler de yayınlandı.
“Askerlik yan gelip yatma yeri değildir; Ananı al da git” sözleri başta olmak üzere, toplumda genel olarak olumsuz değerlendirmelere konu olan sivri çıkışların ve üslûp hatalarının AKP’ye 20 puan kaybettirdiğine ilişkin araştırma sonucu bunlardan sadece biri.
Gerçi arada AKP oylarını yine yüksek gösteren bazı anketler de çıktı.
Ancak bizzat Başbakanın “Oylarımız düştü” açıklaması, AKP’nin bundan sonra yaşayacağı süreç açısından bir dönüm noktası olacak gibi.
Çünkü bu ikrar, kurulduktan sonra girdiği seçimi ezici bir çoğunlukla önde bitiren ve iktidardaki dört yılında da alternatifsiz görünen AKP’de ilk defa bir “gerileme” trendinin ortaya çıktığını ve “tılsım”ın bozulduğunu gösteriyor.
Kimileri alışılmış siyaset mantığına pek uymayan bu açıklamanın “hikmet”ini Erdoğan’ın “dürüst ve güvenilir” kimliğiyle izah ederken, “Böylece yarın AKP’deki yükselişi açıkladığı zaman da insanlar hiçbir tereddüde düşmeden inanacaklar¨ yorumu yaptılar.
Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken nokta şu: Başbakanın sözünü ettiği gerileme nereden kaynaklandı? AKP hangi sebep veya sebeplerle ilk kez düşüşe geçti?
Ve bu değerlendirmeye bağlı olarak, AKP bundan sonraki süreçte ne yapacak da, gerilemeyi durdurup tekrar yükselişe geçecek?
Siyasetin ne kadar kaygan bir zemin olduğu mâlûm. “Durma, düşersin” uyarısının en fazla geçerli olduğu alanların başında siyasetin geldiği de. Aynı şekilde, bir defa gerilemeye başladıktan sonra, bu trendi tersine çevirip yeniden yükselişe geçmenin normal şartlara kıyasla çok daha fazla enerji ve gayret sarfını gerektirdiği de. Çünkü evvelâ gerilemenin yol açtığı eksiler telâfi edilip normale dönülecek, sonra ilâve artıya geçilecek...
Dolayısıyla, AKP’nin işi eskiye göre daha zor. Olayın tabiatından kaynaklanan zorluğun yanı sıra, yakın zamanlara kadar AKP’nin yelkenlerini şişiren rüzgârların artık ters yönden esmeye başlamış olması da söz konusu.
Geride kalan dönemde AKP’nin en önemli “avantaj”larından biri, karşısında kayda değer ciddî bir alternatifin bulunmayışı idi.
Ama bütün bunlara rağmen AKP gerilemeye başladıysa ve yine Başbakanın aynı araştırmaya istinaden söylediği gibi kararsızlar yüzde 32 gibi bir orana çıktıysa, iktidar partisi için alarm zilleri çalıyor, muhalefet içinse alternatif oluşturma alanları açılıyor demektir.
Bu tablonun oluşmasında, iç içe geçmiş birçok faktörün payı olsa gerek. Ama Erdoğan “Dört yılda geliriniz azaldıysa bana oy vermeyin” tavrıyla konuyu hafife alıyor gibi.
Köşkü kafasına koyduğu ve sonrasında “Arkama bakmam” demeyi düşündüğü için mi?
14.10.2006
E-Posta:
[email protected]
|