"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

ABD hükümeti siyasal İslâmcılara dokunacak gibi...

Şükrü BULUT
28 Mart 2025, Cuma
Dikkat ederseniz “Trump” demiyoruz veya cümleye “Putin” diye başlamıyoruz.

Zaman cemaatler ve şahs-ı manevîler zamanı… Donald Trump’ın çevresinde, yüze yakın başka Trumpları ve dünya siyaset mahfillerinde ABD adına konuşan bilgeleri gördüğümüzde, meselenin Trumplar ile sınırlı olmadığını anlıyoruz. Putin için de… Rusya başkanına yardımcı ve dünya siyaseti arenasında koşuşturanlara şahit olduğumuzda, kişileri bırakıp şahs-ı manevîleri konuşuyoruz.  

Üstad’ın “Avrupa ikidir...” tabirindeki hakikatin izdüşümü olan, ABD’nin iki kimliğinden bahsetmiştik. Semavî dinlere düşman, fıtrata müdahaleci, temel insanî değerleri kabul etmeyen ve istibdat ile bütün dünyaya hâkim olmak isteyen menfi “İkinci Avrupa” ile aynı çizgideki Joe Biden’ın Amerika’sı ile günümüz ABD hükümeti arasındaki farkı sizler daha güzel görüyorsunuz.

“İkinci Avrupa”nın son elli senede gizlice inşa ettiği dünyayı, Kasım 2024’teki seçimi kazanan ABD hükümetinin; tetiklediği depremiyle nasıl hırpaladığını görüyoruz. Bediüzzaman’ın Avrupa telâkkisini Risale-i Nur’dan okuyanlar, Trump’ın öncülük ettiği bu yeni hükümetin beyanlarına ve icraatlarına şaşırmadıkları gibi, yapılanları da gayet müsbet karşılıyorlar. Bazı okuyucularımızın ABD ve AB’nin siyasî tarihçelerini  bilmemelerini makul karşılıyoruz, ama bu durum; bizdeki “siyasetli dinî cemaatler”in peşlerine düştükleri bazı global aktörlerin sebep oldukları hataları da hoş karşılayacağımız manasına gelmiyor.

Siyasal İslâmcıların İran’daki Humeynî devrimini, İngiltere’nin kanatları altında siyasî arenalara çıkan bazı İhvan’cıları, Suudi ve Körfez kökenli neo-selefîleri, Güney Asya’daki bazı siyasetçi cemaatlerin devrimci eylemlerini makul bulduğumuz takdirde, zamanımızın Kur’ân’ın mesajını Risale-i Nur tefsiriyle ışıklandıran Said Nursî’ye muhalefet etmiş oluruz. Söylediklerimizi isnat edeceğimiz temel paradigmaları, Nurları dikkatlice okuyan okuyucularımız bilirler. Hem Asr-ı Saadet modeliyle, hem de zamanımızdaki doğru demokrasi prensipleriyle tenakuz teşkil eden siyasetli cemaatlerin/hareketlerin yanlışlarını; onlarla din kardeşiyiz diye kabul edecek değiliz.

Biraz daha müşahhaslaştıralım konuyu. Hem Siyasal Şia’nın, hem de bir kısım Haricîlerin ve onlara yakın siyasî İhvan’ın dillerinden düşürmedikleri Mescid-i Aksa ve Filistin meselesinde onlarla aynı çizgide olmadığımız gibi, kurulu devletlere silâhlı devrimcilikle isyan etmenin (onlar “cihad” diyorlar) de doğru olmadığına inanıyoruz. Kur’ân’ın âhirzaman şartlarına göre tefsirini yok sayarak, geçmişteki emperyalist Hıristiyan Avrupa ve İslâm düşmanı Rusya ile mücadele metotlarında değişikliğe gitmeyen bir kısım siyasallaşmış dindarlarımızın yanlış icraatlarıyla; dünyanın birçok coğrafyasındaki Müslümanlara ve Müslümanlığa zarar veren hadiselerin doğru tahlilleriyle isbat edebiliriz. (Myanmar Müslümanları gibi)  Zamanın ruhuna aykırı ve müfrit olan bu hareket ve yorumlar; son kırk-elli sene zarfında ümmete büyük sıkıntılar yaşattı. 

İşte ikiye bölünen Pakistan… İşte İslâm ülkelerini karşısına alan İran… İşte Arap Baharı çerçevesinde kullanılan terör grupları ve bilhassa Suudî kökenli insanlar… Zarar yalnızca dışarıda değil... Ülkemizde hile ve nifak ile birbirlerine düşürülen cemaatler, Kürt meselesi ve en büyük cinayeti hâlâ devam etmekte olan 12 Eylül rejimi… Konumuz harice baktığından, dini ve mukaddesatı siyasetlerine alet ederek Kur’ân ve Sünnet’i itibarsızlaştıranları, inşallah bir başka yazıda ele alalım.

Trump, tıpkı selefleri Andew Jackson ve H. Truman gibi, demokrasiye düşman hareketlerle mücadeleyi esas almış. Bankalar aracılığıyla, ekonomiye ve hürriyetlere musallat Küreselcilerle açıktan savaşıyor. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının finansörlerini tehdit etmekle, Üçüncü Dünya Savaşı’nı durdurmak istiyor. Davos marifetiyle Avrupa’da koordine olan Neoconlarla Neoliberallerin ittifakını parçalayarak, ABD zenginlerinin biatını alıyor. İkinci Dünya Savaşı neticesinde ortaya çıkan “Hür Dünya”yı, gizli komünizmden kurtarmak için alışılmadık metotlar kullanıyor. Ona göre; Yeni Liberaller ve Yeni Muhafazakârlar, dünün komünistlerinin forma değiştirmiş hâlleridir. Trump’ın hedefi, Küreselci işgale karşı millî devletleri ve onların paktlarını (AB, NATO, vb.) turuncu dalgaların hipnozundan kurtarmak ve doğru demokrasiyi yeniden inşa etmek…

Durum böyle olunca; 12 Eylül mahsulü ANAP ve AKP’nin kırk dört senelik projeleri de; neocon-neoliberal ittifakıyla savaşa giren Yeni ABD’nin hedefine girmiş oldu. Vitrinde dinî telkinlerle bizi hipnoz edenlerin politikalarının yanlış olduğunu, bizim yerimize bundan böyle Amerika söyleyecek. Bir müddet sonra da AB… İhtilâl öncesindeki istikametli politikalara (DP ve AP politikaları) ABD’nin yardımıyla geçeceğiz. İran Şiası’nın, bir kısım ihtilâlci İhvan’ın, Hint Cemaat-i İslâmîsi’nin İngiltere himayesindeki silâhlı ve devrimci politikaları da, “Birinci Avrupa”nın hedefine girmiş oldu. AKP’nin elinde patlayan RABİA, ÖSO, Ahrarü’ş-Şam gibi politikalar inşallah son bulacak..

Okunma Sayısı: 1653
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • mustafa güreldi

    28.3.2025 23:57:41

    değerli yazarımız bu yazdıklarının delilini ortaya koymalı.Ortadaki icraatlar yazılanlarıı te'yit etmiyor.Dünyanın gözü önünde yaptıkları ortada. buna rağmen trampta ısrar etmenin manası ne?AB nin -herşeye rağmen-demokrat tavrıyla ABD nin demokrat tavrının farkı ortada.Yazı biraz hayal mah....

  • Kenan

    28.3.2025 20:58:08

    Yazarımızın bahsettiği herbir konu, geniş bir alanı kapsıyor. Mevzuları; tarih, şahıs ve coğrafyalara göre ve bir arada ele almak kapsamlı kavrayışı kolaylaştır. Önemli konular önemli bir zamanda tahlil ediliyor. Tebrik ediyorum.

  • Ali

    28.3.2025 17:59:41

    Genel dünya siyasetinin değişim haberini aldım bu yazıdan. Trump iki devre başkan olup söylediklerini gerçekleştirirse, ekonomi ve demokraside dünyamız çağ atlamış olacak.

  • Nur

    28.3.2025 17:58:55

    Yazının çerçevesi ve muhtevası çok dolu ve doyurucu olmuş. Tarihi perspektivi vermeniz, yazının okuyucu kadar araştırmacıya da faydalı olacağını gösteriyor. Kaleminize sağlık.

  • Rehanur

    28.3.2025 14:53:33

    Böyle ilmi bir makaleye duygusal yaklaşılmamalı. Tezi olan gereğini yapsın.

  • Raşit örenel

    28.3.2025 13:23:26

    Biz dağ fare doğuracak (Trump adam olacak) diye beklerken Filistin imhaya doğru gidiyor, Trump ta buna çanak tutuyor. Putin ve Erdoğan gibi otoriter idarecilerle iş tutuyor.

  • Kamil Yunt

    28.3.2025 12:31:41

    İsrail devletine karşı savaşmak cihat değildir diyorsunuz. O zaman soralım size cihat nedir?

  • Demokrat Avrupa

    28.3.2025 11:59:33

    @Yunus Kunt. Yeni Asya, Risale-i Nurdaki esaslara aykırı yazamaz. Yazarlarının yazılarına, Risale-i Nur’un şerhleri olarak okumakta fayda var. Siz şükrü Bulut’un yazılarını Said Nursi’nin eserlerine aykırı görüyorsanız, bizzat kendisiyle irtibata geçerek düzeltme hakkınızı kullanabilirsiniz.

  • Süleyman

    28.3.2025 11:49:23

    Ben bu yazıdan, Trump ile Putin gibi politikacıların, belli fikirlerin siyasetteki temsilcileri olduklarını anlıyorum. Şahıslar geçici temsilciler, felsefelerini devam ettirecek milli alt yapılar olmazsa idareciler başarılı olamazlar. Çünkü zaman cemaat ve şahsımanevi zamanı. Yorumcularımızın fikirlerine de saygı duyuyorum.

  • S.topuz

    28.3.2025 11:37:05

    ..."Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kàdir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 57 - 🙌🌹🤲🌹❤☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • Hüseyin T

    28.3.2025 11:34:53

    (3)Bu bağlamda, çok kıymetli Şükrü hocamızın değerlendirmesi, ABD'nin siyasal İslamcı hareketlere yönelik tutumundaki değişimin, İslam dünyasında farklı yansımaları olabileceğini ve bu değişimin, uluslararası ilişkilerde yeni dinamiklermeydana getireceğini müşahhas misallerle ortaya koymaktadır.

  • S.topuz

    28.3.2025 11:33:55

    ..."Deccal ise; daha ileri gidip, cebbarane surî hükûmetini bir nevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilân eder. Bir sineğe mağlub olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen âciz bir insanın uluhiyet dava etmesi, ne derece ahmakçasına bir maskaralık olduğu malûmdur. İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek; hal-i hazır Hristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. Ve Kur'ana iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu' makamında kalacak; din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Mektubat - 57 - 🙌🌹🤲🌹❤☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • Hüseyin T

    28.3.2025 11:33:14

    (2)Ancak, 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında, ABD'nin "teröre karşı savaş" politikası çerçevesinde, İslam dünyasına yönelik tutumunda belirgin bir değişiklik yaşandı. Çünkü 2 kutuplu dünyanın ortadan kalkması,tehlikeyi kızıldan yeşile dönüştürmüştür.Bu dönemde, İslamofobi'nin yükselişi ve Müslüman toplumlara yönelik olumsuz algıların medya ve diğer araçlar vasıtasıyla artması bunun göstergesidir. Günümüzde ise, ABD'nin siyasal İslamcı hareketlere yönelik politikalarında daha eleştirel bir yaklaşım benimsediği gözlemlenmektedir. Bu değişim, İslam dünyasındaki bazı grupların faaliyetlerinin sorgulanmasına ve bu hareketlerin yöntemlerinin İslam'ın barışçıl mesajıyla uyumlu olup olmadığının tartışılmasına yol açmaktadır.

  • Hüseyin T

    28.3.2025 11:28:53

    (1)Kıymetli Şükrü hocamızın da yazısında tafsilatli bir şekilde ifade ettiği gibi, mevcut ABD'nin yönetiminin siyasal İslamcı hareketlere yönelik tutumunda belirgin bir değişiklik yaşandığı görülmektedir. ABD geçmişte bu tür hareketleri desteklerken, günümüzde eleştirel bir yaklaşım icinde olduğunu görmekteyiz. Zaten tarihsel olarak da baktığımızda, ABD'nin siyasal İslamcı hareketlerle ilişkisi sürekli karmaşık bir seyir izlemiştir. Soğuk Savaş döneminde, ABD'nin "Yeşil Kuşak" stratejisi kapsamında, Sovyetler Birliği'ne karşı İslami hareketleri desteklediği bilinen bir gerçektir. Bu strateji, İslam dünyasında ABD yanlısı "ılımlı" İslamcı unsurların güçlendirilmesini hedefliyordu. Ancak, 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında, ABD'nin "teröre karşı savaş" politikası çerçevesinde, İslam dünyasına yönelik tutumunda belirgin bir değişiklik yaşandı. Çünkü 2 kutuplu dünyanın ortadan kalkması,tehlikeyi kızıldan yeşile dönüştürmüştür.

  • HASAN DOĞAN

    28.3.2025 10:59:29

    Bayım burada bir tenakuz yok mu?Bu Trump deden adam ABD gibi bir ülkede bile tek adamlığın ı ikame etmeye çalışırken siz hala demokrasi diyorsunuz.Ayrıca siayasal islamı bitirecek diyorsun bugün en önemli kankası Erdoğan...Hasılı demokrasi getirecek diyorsun halbuki tek adamlığa oynuyorçTüm bunlar izaha muhtaç.....

  • ahmet

    28.3.2025 10:41:45

    Allah razı olsun ağabey, Böyle yazılar ümidimizi diri tutuyor inşallah.

  • Mehmet Fırat

    28.3.2025 09:39:56

    ''Dikkat ederseniz “Trump” demiyoruz veya cümleye “Putin” diye başlamıyoruz.'' Dikkat ederseniz ilk cümlenizin 3.kelimesi Trump, 7. kelimesi Putin olmuş. Şahsi manevi zamanı deyip yine 2 ismi gündeme almaktan kendinizi alamamışsınız.

  • Ali Evren

    28.3.2025 09:11:35

    Hiçbir şey Israilde devam eden katliama bahane ve gerekçe olamaz. Zulme rıza zulümdür. Risale-i Nur'un naşiri efkari yolundan gelen bir gazetede, istilacı zalimleri methü sena etmek, onlara kurtarıcı gözüyle bakmak.. Dini siyasete alet etmek ne kadar yanlışsa, subjektif düşüncelere alet etmek te o kadar yanlıştır..

  • Necati

    28.3.2025 07:07:04

    Trump Demokrat ve AKP ye ayar verecek öylemi. Hakikat hiçte öyle görünmüyor. Tam aksine Erdoğan 16 Mart'ta Trump görüşmesinden sonra Ekrem İmamoğlu'nu 19 Mart'ta tutuklandığını söyleyenler var. İyi bir lider diyerek Erdoğan'a iltifatları da cabası. Eğer söylediğin doğru ise malvarlığını açıklasın Türkiye'ye en büyük demokrasi desteği vermiş olur.

  • Kamil Yunt

    28.3.2025 06:40:30

    Onlar cihat demiyorlar. Ümmeti Muhammed cihat diyor. Bir siz demiyorsunuz. Bu yazıda şu ifadeyi düzeltmezseniz bir daha sizin yazılarınızı okumayacağım. Yeniasya da yazmanızı da istemiyorum.

  • İbrahim bayhan

    28.3.2025 03:14:19

    Trump demokrasiye taraftar gibi ve depokrasinin önünü açacak hamlelerde bulunduğunu belirtiyorsunuz. filistini adeta yok saymak (soy kırımı meşru görmesi) Kanada ülkesini kendi toprakları görmesi vb. durumu nasıl anlayacağız. Trump bu tarz delice tavırların da nasıl demokrasi çıkartabiliriz.

  • Doğu Batı

    28.3.2025 03:02:26

    Üstad`ın talebesi olduğunu zannederek, ama Risaleler`de ki verdiği içtimai ölçüleri hiç de dikkate almayarak, Hz. Ali`nin çizgisinin karşısında yer almak, en başta risale-i nur talebelerine olmakla beraber bütün insanlığa zarar vermekte. Teoride birinci ve ikinci Avrupa`yı reddetmemek, ama aynı zamanda da pratikte ve uygulamada kabul etmemek. Meselelere akli değil de, daha ziyade hissi ve mantık dışı yaklaşmak. Mantık dışı yaklaşımların beraberinde getirdiği tarafgirlikler de doğruyu bulmayı hemen hemen imkansızlaştırıyor maalesef.

  • Selim

    28.3.2025 01:16:39

    orijinal bir yaklaşım sergileyen bir değişik makale olmuş. Demokrat Müslümanların da siyasal dini cemaatlerin etkilerine girdiğini, bu yazıyı okuduktan sonra anlamaya başladım. Kaleminize sağlık. Allah razı olsun.

  • Hakan

    28.3.2025 00:42:38

    Elli seneye yakın yapılan yanlış propagandalar, zihinlerde doğruya yer bırakmadığından, insanlarda gayrışuuri itiraz refleksi gelişmiş. Matematiksel düşünceye müsaade etmeyen bir beyin uyuşukluğu yaşıyoruz, Bunu muhakememizi çalıştırarak aşabiliriz. Allah kolaylık versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı