"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Boykotta da kutuplaştık

Mehmet KARA
06 Nisan 2025, Pazar
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce üniversite diplomasının iptali ve saatler sonra şafak vakti evinden gözaltına alıp, 4 günlük sorgusundan sonra mahkeme tarafından tutuklanmasının ardından başlayan protestolar, ve sonrasında bayramın bitmesiyle birlikte bütün ülke genelinde yapılan “boykot” çağrısı hemen hemen her konuda olduğu gibi ülkede büyük bir kutuplaşmaya yol açarken, siyasetteki üslup ise yine yerlere düştü.

Bir taraf “boykot”  diğer taraf “ihanet, darbe” derken ülke âdeta ikiye bölündü. Boykota destek verenler “hain” ilân edilirken gözaltına alınanlardan, oynadığı dizi kadrosundan çıkarılanlara kadar birçok gelişme yaşandı. 

“Boykotu kırmak” adına birçok bakanın marketlere gidip âdeta şov yaparcasına alışveriş yapmaları pahalılıkla tanışmalarına ve yüzleşmelerine vesile oldu. İki alışveriş poşetinin yaklaşık 2.500 lira tutmasına şaşıran bakanlar asgarî ücret ve emekli aylığı ile geçinenlerin hâlini anladı mı, onu bilmiyoruz.

Burada TRT’ye de bir paragraf açmak lâzım. Tarafsız olması gereken TRT iktidarın televizyonu gibi hareket ediyor. Oysa TRT, 85 milyon insandan alınan “TRT katkı payları” ile yayınlarını sürdürüyor. Bir sanatçının, görüşünü söylediği diye TRT’de yayınlanan dizi kadrosundan apar topar çıkartılması öncelikle ifade ve düşünce özgürlüğüne aykırıdır. Şimdi birisi kalkıp “TRT’ye katkı payı ödemiyorum” diyebilir mi? Hayır diyemez

***

BOYKOT HANİ SATIN ALMAMA HÜRRİYETİYDİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada kamuoyunda “boykot” çağrıları olarak bilinen söylemler ve bu söylemleri yayanlara yönelik re’sen “Nefret ve Ayrımcılık ile Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçları”ndan soruşturma başlattı.

Oysa Erdoğan’ın daha birkaç ay önce boykot ile ilgili “Pahalı ürün satanları dize getirecek en etkili yöntemlerden birisi boykottur. Vatandaş olarak fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz satın almama özgürlüğümüzü kullanmaktır” sözleri ortada. Bu sözleri ile şimdiki sözleri nasıl  bağdaştırılıyor?

Ya, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’ın boykota destek veren televizyon kanalları ve yayınlara, ‘gereğinin yapılacağını’ açıklamasına ne demek lâzım?

O zaman şu sorular akıllara geldi: 

“Birilerine hak olan başkasına hak değil mi? Satın almama özgürlüğü sadece bir kesim için mi geçerli? ‘Boykot’ demek suçsa ‘satın almama özgürlüğümü’ mü denilmesi lâzım? Erdoğan’ın yıllar önce başlattığı “medya boykotu”nu nereye koymak lâzım?”

Sanayi eski Bakanı Mustafa Varank’ın yıllar önce söylediği, (şimdi farklı düşünse de) “Boykot yapmak da yapmamak da insanların tercihi. Kimsenin niye boykot yapıyorsun diyerek mahalle baskısı yapmaya hakkı yok” sözlerine ne demeli? İktidarın boykot çağrısına “millî duruş”, muhalefet yapınca “darbe” oluyorsa bu bir çelişki olmuyor mu?

Şimdilerde boykotu en keskin ifadelerle kınayan ve boykottan yana olanları suçlayan iktidar ve onu destekleyenlerin Erdoğan’ın başbakanlık döneminde ilân ettiği boykota verdikleri destekler ortada dururken, Anayasa maddeleri ve Anayasa Mahkemesi’nin boykotun “ifade özgürlüğü” kapsamında olduğuna dair bir kararı bulunduğunu bilmiyorlar mı?

Sorular… Sorular…

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın, “Dün söyledikleri ve yaptıklarının bugün tersini yapsa bile dün boykota çağırır, bugün boykota çağıranı darbeciliğe, emperyalistlere hizmet iddiasına varıncaya kadar her tür suç isnadı ile kriminalize etmeye çalışır!” sözleri meseleyi özetliyor.

***

8 GÜN ÖNCE KARARI NEREDEN BİLİYORLAR?

İmamoğlu’nun tutuklanması ile bazı “gazeteci”lerin yargı kararlarını önceden açıklamaları garabetine de şahit oluyoruz.

Özel bir televizyonda konuşan bir gazetecinin İmamoğlu’nun tutuklanmasından sekiz gün önce tutuklanacağını söylemesi, gazeteciliğin geldiği nokta açısından düşündürücü. Gazetecinin, “kulis bilgisi” olarak iki konuda dava açılacağı birisinin yolsuzluk, diğerinin ise terör suçları olacağını ve tutuklanacağını aktarması ülkemizdeki hukukun geldiği noktanın da özeti oldu.

Böyle bir kulis bilgisi alınsa dahi bunu canlı yayında söylemek “adaleti etkileme” anlamına gelmez mi? 

Sonra kalkıp, “Kesin ve net olarak ifade etmek isterim ki, Sayın Ekrem İmamoğlu seçimlere girebilmeli, yarışabilmelidir. Demokrasinin gereği budur” demesi bu kulis bilgisini aktarmasının üzerini örtmüyor…

Okunma Sayısı: 980
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    6.4.2025 11:08:31

    OYKOT ve ÜLKE EKONOMİSİNE TAHRİBAT-YIKIM NEDİR,NASIL OLUYOR: 1998 Adana mutabakatı ile komşumuzla aramızdaki ihtilaf,problemler sona erdirilmiş,tek bir kurşun atılmadan,tek bir vatan evlatı yitirilmeden,trilyonlarca masraf etmeden bu başarı sağlanmış idi. Amma 10 yıla yakın bu başarının semerelerinden nasiplenip ailecek tailler,yatlarda,saraylarda ailecek keyifler çatanalrın,kardeşim ESAD deyip ortak kabine toplamaları doğru ve takdir edilecek bir komşuluk iken,birden bire BOP Eşbaşkanı yaptılar diye dindaş ve komşu ülkede siyonist katillerin organizasyonu ile çıkartılan iç savaşa dahil olmak ve bunun neticesinde millete,devlete 500 milyar dolardan fazla maddi,maddi kaybı hesaplanamayacak manevi kayba neden olanalrın verdiği zarar ülke ekonomisinin bugün yaşadığımız sıkıntı,dertlerin de ana başlıklarından olduğunu,bunu yapanın ise vatan haini,siyonist katillerin baş destekçilerinden olduğunu ifade etmek asla hata ve yanlış değildiir.

  • Hüseyin İlhan

    6.4.2025 11:03:00

    Çarşamba günü muhalefet partisinin boykotu ülke ekonomisine tahrip,dış güçlerle birlikte hareket etmek diyenelrin samimiyetini,cinayetlerine ve ihanetlerine bir bakalım. 1-Ülkemizin iktisadi problemleri,dertleri,sıkıntıları aklı başında her vatandaşın malumudur. Bu hakikatler ortada iken haramsaray yaptıran ve o haramsarayında tam 3000 asgari ücretlinin maaşı kadar masraf ile 1 hafta yada bir ay masraf eden ülke ekonomisine hizmet mi ediyor,hayııır. 2-Okyanus ötesine zırhlı araçları için 3-5 uçakla giden,ABD'e giderek şaşaa,gösteriş yapmak mı ekonomimize hizmet. 3-Ülkede yapılan bir işi maliyetinin 10 katına yaptırtmak,yapılan işin fizibilite,analizlerini sağlıklı yapmadan milyarlarca liralık kaynağı heba etmek mi ülke ekonomisine hizmet.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı