Adalet sahibi demek… Yani her şey olması gerektiği yerde… Mūtedil…
Adalet yoksa; öteki bütün tart/ış/maları geç!
Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Yalan vardır.
Halkın azı, çok zengin; çoğu, çok fakirdir.
Binalar, yollar, arabalar sizi aldatmasın. Yakın zamana kadar; alabilirim dediğim şeyler de hayalller yumağından koptu. Daha bunu kim bağlayacaksa onlara da selâm ola.
Haa, aklıma gelmişken en son hangi arkadaşınız size bir deniz kenarında çorba, çay içirdi?
Veya siz birine…
Ne zamandır bir kitap almadığını düşündün mü? Neydi o çanta dolusu kitaplarla eve geldiğim günler!
Sen şu şeddadî “kentsel” b/ölüşümü bırak; kitabî vaziyetler nasıl?
Evi deden de yapmış; hem de ahşabından…
Mevzuyu biliyorsun.
Adaletin olmadığı yerde her şey çok pahalı; insan hayatı çok ucuzdur.
Adalet diye bir şey var ve herkes alacağını alacak; vereceğini verecek orada.
O terazi bozulunca oluyor ne oluyorsa. Sesler yükseliyor, ipler kopuyor, nabızlar değişiyor, bakışlar kararıyor, hayat bunalıyor.
Kimler yaşamak batağında…
Kimler rahat yatağında…
Yat, yat; dünya fânî, fânî…
İşler düzelmedi; hani?
Adalet yoksa durum bu…
Uyanman için vakit var.
İnsan da insanca yaşar.
Ve acı ne yazık ki…
Kurunun yanında malum…
Adaletin dip komşusu hürriyet…
Bu iş de şakaya gelmez. Hürriyet denilen sihirli kavramı; çok da kavramış değiliz. Hürriyet olmadan da işler yürür sanıyoruz.
Hürriyetin olmadığı yerlerde insanlar riyakar olur. Münafık olur. Ürker, korkar, tırsar. Kimse bir şey yapmak istemez. Sürekli kavuk sallar. Evet efendimci olur. Teşebbüs ruhu çöker.
Kitap satışlarının dibe vurduğu yerlerde, hürriyetin adı sanı okunmaz. Bir kenara yazın: Hürriyetten zarar gelmez.
Asr-ı Saadet; hürriyetin zirve yaptığı zamanların adıdır. Hürriyet diye bir derdiniz yoksa; bu dertsizlik insanlığın ölümü demektir. Hürriyet neymiş; haydi bir sözlüğe bakalım. Acaba sadece sözlüklerde mi kaldı bu hürriyet?!
Hürriyet korkusu birilerine neler yaptırıyor öyle!
Bunu yapmayacaktınız; Menderesleri asmayacaktınız! Haddinizi aştınız, taştınız! Sonuç? İşte bu günler... Almanya'dan, Japonya'dan geçtim; Güney Kore bile değiliz.
Akıl, fikir, düşünce, kalp, hak, hukuk, adalet, demokrasi... nerelerdesiniz? Âsileri yola getirmek için yola çıkınız; özlemimiz arşa çıktı. Haa, bizim de sizlere iyi bir yol hazırlamamız lâzım!