"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ey vatandaş, gücünü unutma!

Ali FERŞADOĞLU
26 Şubat 2025, Çarşamba
Özellikle dindarların bilmesi gereken hususlardan birisi şudur: “Meşrûtiyet, demokrasi”de seçilen yönetici, “adalet, meşveret, liyakat” vasıflarını yitirdiğinde seçmenin, yani vatandaşın onu iktidardan indirme hakkına sahiptir.

İslâm hukukunda içtimâî, siyasî literatürde “ehl-i hal ve’l-akd”, seçmek, akdetmek ve azletmek, antlaşmayı feshetmek anlamındadır. Yani, İslâm âmme hukuku terimi olarak devleti idare edecekleri seçme ve gerektiğinde azletme yetkisine sahip olmaktır.

İslâm hukukunda Müslümanların devlet başkanına “halife, imam, emir, sultan” denir. Meşrutî, demokratik bir sistemde “seçimle” iş başına gelen yöneticiler, tek söz sahibi değiller. Kur’ân’da sure ve ayetlerde vurgulanan “meşveret” ve “şûra” yani meclis, parlamenter sisteme göre hareket etmek zorundadırlar. Asr-ı Saâdet’te, “Veşavirhum fil-emri/Ve işlerde onlarla istişare et.”, “Ve emruhum şûra beynehum/Onların aralarındaki işleri istişare iledir.”1 ayetleri tam olarak uygulanmıştır. Bediüzzaman, Asr-ı Saadetteki “meşveret” ve “şûra”ya dayalı bu yönetim modelini şöyle tanımlar: “Meşrutiyet (demokrasi) ise, [...] ayet-i kerîmelerinin tecellîsidir ve meşveret-i şer’iyedir. Ruh-u Meşrutiyet, şeriattandır; hayatı da ondandır.”2

Ayrıca, Müslüman toplumun, seçmenin, seçimle iş başına gelen “yöneticileri kontrol edecek, işleri düzenleme ve yürütmede ona katılacak bir topluluğu seçip görevlendireceğine işaret ediyor.”3

Yönetici seçilecek kişilerde özetle şu vasıflar bulunmalı:

● Hürriyet: Yeni seçilecek kişi imanın özelliği “hürriyetçi, meşrutiyetçi, demokrat” olmalı.

● Asr-ı Saadette olduğu gibi, işleri mutlak meşveretle yürütmeli.

● Adalet sahibi, her yönü ile doğru bilinen ve uygulayan olmalı.

● Ehliyet, liyakat ve bilgi sahibi olmalı.

● Görüş ve hikmet sahibi olmak: Adaylar arasından bu göreve en lâyık, maslahat bakımından daha uygun ve daha bilgili olanı seçmek.

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin, sizden olan ulu’l-emre de. Bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, hemen onu Allah’a ve Rasûlüne arzedin...”4 mealindeki ayete göre seçilen bu vasıflarını kaybedip istibdata yönelirlerse meşru yol ile, yani, seçimle azledilmeli. Bu ehl-i hal ve’l-akd olan vatandaşın boynunun borcudur!

Bunu yapmadığı takdirde, “Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik [ortak] olur.”5

Dipnotlar: 

1-Âl-i İmran Suresi: 159., Şûra Suresi: 38.; 2-ESDE, Münazarat, s. 160, 168.; 3-Ebû Zehra, Usûlü’l-Fıkh, s. 143.; 4-Nisa Suresi: 59.; 5-Şualar, s. 226.

Okunma Sayısı: 299
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı