Vefatının dördüncü yıldönümünde rahmetle yâd ederken, 12 Eylül ve 28 Şubat’ın en zor dönemlerinde demokrasi ve hukuku savunmak adına verdiği cesur ve kararlı duruşla da hatırladığımız Kutlular Ağabey, “Deprem İlahî ikazdır” sözünden dolayı 276 gün hapis yattığı Kırklareli-Vize Cezaevine dair ilginç bir hatırasını Bizim Radyo’da şöyle anlatmıştı.
“Çıktıktan sonra, ben içerideyken orada görev yapan cezaevi savcısını, bilâhare atandığı başka bir ilçede ziyaret ettim. Sohbet arasında dedi ki: ‘Siz Vize’ye gelince bölge istihbarat başkanı bana geldi ve “Bu adamı hiç kimseyle görüştürmeyin, ziyaret için gelenlere de izin vermeyin” diye baskı yaptı. Ben ona ziyaret ve görüşün yasal hak olduğunu, engellenemeyeceğini ifade ederek, istediği şeyi yapamayacağımı söyledim.’”
Askerî vesayetin en güçlü olduğu dönemlerden biri olan 28 Şubat sürecinin o en şiddetli aşamasında Kutlular Ağabey’in bir medya-siyaset-DGM kurgusuyla hedefe konulup mahkûm edilmesi ve hapse konulması da bir istihbarat organizasyonu idi.
Baştan sona bir hukuksuzluklar silsilesi olan bu utanç verici ve talihsiz olayın infaz merhalesinde de yasal hakları dahi kullandırmamak için yapılan tazyik, bu yapıda etkili birtakım güçlerin hukuk tanımazlığını gösteren tipik örneklerden biri olsa gerek.
Ama neyse ki, bu baskıya maruz kalan savcının—ki Kutlular Ağabey’i ziyaret için Vize’ye gittiğimizde bize de yardımcı olmuştu—sağlam ve dirayetli duruşu, bu keyfîliğe geçit vermemiş.
Bu olayın üzerinden 25 sene geçti.
Dokuz yıla yakındır 15-20 Temmuz sürecini ve OHAL bitmesine rağmen bir türlü sonu getirilmek istenmeyen uzantılarını yaşıyoruz.
Bu süreçten örnekler: İstihbaratın hazırladığı listeler üzerinden yapılan gözaltı, tutuklama ve ihraçlar; bunların istihbarat bültenine dönüşen medyadaki yayınlar eşliğinde yürütülmesi; istihbarat güdümlü medyanın, en temel hukuk prensiplerini hiçe sayan “linç” operasyonları için kullanılması yargılamalarda bazı hâkimlerin sanıklara “Senin getireceğin belgelerin önemi yok, benim için asıl olan MİT raporu” diyebilmesi; cezaevlerindeki keyfî yasak ve uygulamalar...
Demokratik hukuk devletinden söz edebilmek için bunların artık bitirilmesi gerekiyor.
Şartı, hukuk ve demokrasiye sahip çıkmak...