İslâm dairesinde, vahdet rabıtası var,
Müminin Allah’ı bir, Mâlik ve Mâbudu bir.
Rızkı veren Allah bir, bine kadar bir, bir, bir.
Bin bir Esma-i Hüsna, sayısınca vardır bir.
Hem Peygamberiniz bir, dininiz, kıbleniz bir,
İnandığın Kur’ân bir, yüze kadar bir, bir, bir,
Yaşadığın köyün bir, yaşadığın vatan bir.
Devletiniz elbet bir, ona kadar bir, bir, bir.
Bu kadar çok bir birler, sebebtir uhuvvete,
İttifak, ittihada, lazımdır muhabbete,
Örümcek ağı gibi kusuru önemseme,
Rabıta-i vahdete hürmetsizlik eyleme.
Çakıl taşları gibi, hatalar ve kusurlar,
Vahdet rabıtaları Kâbe gibi kıymettar.
Yerlerini değişme cesaretin kaybolur,
Güç ve kuvvet yok olur, mukaddesat mahvolur.
Avrupa kâfirleri, Müslümana zulmeder.
Yeraltı ve üstünün gelirini gasbeder.
Asya münafıkları, istibdatla hükmeder.
Hile ve desiseyle ekmeğe muhtaç eder.
Böyle müthiş bir hâlden kurtulmanın çaresi,
İhtilafı at kurtul, ittihaddır mayesi.
Müstebitlere karşı, çıksın herkesin sesi,
Hak, hukuk ve adalet, hürriyet, demokrasi!