"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“28 Şubat”ın 28. Yılı

M. Latif SALİHOĞLU
28 Şubat 2025, Cuma
Bazılarının “Post-modern darbe” diye tarif ettiği “28 Şubat Süreci”, 1997 senesinin 28 Şubat gecesi başladı. O gece, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı 9 saat sürdü. Bu aynı zamanda toplantı süresi itibariyle bir rekordu.

Ülke genelinde gerginlik had safhaya çıkarılmıştı. “İrtica” gerekçesiyle darbe hazırlığından söz ediliyordu. Bazı gazeteler “Hava kurşun gibi ağır” şeklinde manşet atarak gerilimi daha da tırmadırıyordu.

Öte yandan, “Batı Çalışma Grubu” isimli korsan bir grup, beş bin civarında “irticaî faaliyet odağı” damgasıyla kendince adres tesbiti yapmıştı.

O tarihte, yönetimde Refah-Yol hükümeti vardı. Necmeddin Erbakan Başbakan, Tansu Çiller de Başbakan Yardımcısı idi.

Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı sıfatıyla MGK’ya başkanlık ediyordu. Askerî cuntanın hazırlamış olduğu 24 maddelik “yaptırım listesi” önce 18’e indirildi. Ardından maddelerin yumuşatılmasına çalışıldı.

Bu yaptırım listesi, aynı sene içinde Mesut Yılmaz (ANAP) başkanlığında kurulan hükûmete havale edildi. Ardından, özellikle memur kıyımının ve öğrenci baskısının bariz şekilde görüldüğü yeni ucûbe bir dönem başlatılmış oldu.

*

“28 Şubat Süreci” için “Bin yıl devam edecek” ifadesi kullanılıyordu. Oysa, aradan daha otuz sene bile geçmeden, halkın genelinde o dönemden neredeyse nefret etmeye kalmadı.

Buna rağmen, uygulamada yine 28 Şubat’ın balçıkları, tortuları ve birtakım hukuksuzlukları tümüyle ortadan kaldırılamadı. Bir kısmı olduğu yerde duruyor. 

Keza, o dönemde yaşanan derin acılar, mağduriyetler, mazlûmiyetler, hak-hukuk ihlâlleri, maalesef hâlâ telâfi edilmiş, yahut ortadan kaldırılmış değil.

Tabiî, budurum hatıra şu da geliyor: Yâ hû, daha “12 Eylül Darbesi”nin tortuları, molozları, süprüntüleri ve daha bir sürü ant-i demokratik tasarrufları ortadan kaldırılamadı ki, sıra “28 Şubat”a gelsin…

Aynı manadaki değerlendirme “15 Temmuz Hadisesi” için de geçerli. Yani, daha “28 Şubat”ın mahiyeti tam anlaşılamadı ki, sıra “15 Temmuz”a gelsin.

*

Gelişmeleri özetlemek gerekirse, şunları söylemek mümkün: “28 Şubat Dönemi”nde zulüm gören, haksızlığa uğrayan binlerce insanımızın mağduriyeti, na yazık ki hâlâ giderilmiş değil. Hem işini, hem özlük haklarını, en önemlisi de sağlığını kaybeden, yerinden yurdundan edilerek sürgüne mahkûm edilen, aile efradından ayrı düşmek durumunda kalan, yıllardır mahkemesi sonuçlanmayan insanlarımız var.

Aradan geçen zaman zarfında lokal çapta bazı iyileştirmeler yapılmış olmakla birlikte, temel hakların iadesi noktasında umuma yönelik bir “eşit muamele”den söz etmek mümkün görünmüyor. Zira, o dönemde yönetimin hışmına uğrayan sayısız vatandaşın mühim bir kısmı eski işine, mesleğine, mevkiine dönemedi. Ne gariptir ki, güya 28 Şubat’a fikren ve siyaseten karşı olan mevcut hükûmet de o dönemle bir hesaplaşma içine girmedi. Vatandaşın kaybolan hakkını-hukukunu iade ettiremedi.

*

Tarihin garip cilvelerinden biri de “28 Şubat” tarihinde görünen mânidar tevafuklardır. Şöyle ki:

1. 1839 tarihli Tanzimat Fermanından 16 sene sonra, bir başka reorganizasyon sayılan Islâhat Fermânı 28 Şubat 1856’da ilân edildi. 

2. Türkiye, 28 Şubat 1945’te Birleşmiş Milletler Beyannâmesini imzaladı.

3. “28 Şubat Süreci”nde Başbakan olan Necmettin Erbakan, 2011’de 28 Şubat’tan bir gün önce vefat etti, bir gün sonra da (1 Mart) cenazesi kaldırıldı.

4. Nur camiası içinde Erbakan’lı siyasete en yakın olan isimlerden Tillolu Said Özdemir, gün itibariyle Erbakan’dan 2 gün önce, yani 26 Şubat 2016’da vefat etti.

Okunma Sayısı: 461
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı