"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman kendini neden setretmedi?

Süleyman KÖSMENE
28 Şubat 2025, Cuma
Ali Demir: “Bediüzzaman kendini neden setretmedi?”

Gerçekleri Örtemezsiniz 

Bir şeyi bir yönüyle gizlemek istersiniz. Fakat o şey, başka bir yönden kendini ele verirse “Mızrak çuvala sığmıyor” dersiniz. Gizleyemezsiniz. Gerçekleri örtemezsiniz. Gerçeklerin açığa çıkmak gibi bir huyu vardır çünkü. Bediüzzaman kendini olabildiğince setretti aslında. Fakat kendini gizlerken, kendini ele vermekten kendini koruyamadı.   

Burdur üzerinden Isparta’ya geldiği andan itibaren on yıl süreyle Isparta’nın ehl-i tarik ve ehl-i kalp insanları tarafından kendisinin beklenen Mehdî olduğu söylendi. Fakat o ısrarla reddetti. 

Ehl-i Beyt’ten olup olmadığını bilmediğini, elinde delil olmadığını söyleyerek kendini gizledi. Ömür boyu sakalını kesmekle kendini gizledi. Fakat onu tanıyanlar ne delile, ne sakala takılmadılar.       

Sonra Gelecek O Mübarek Zat

Sikke-i Tasdik-i Gaybî’nin girişinde, “Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşir ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemâmihâ Risale-i Nur’da görmüşler. İmam-ı Ali ve Gavs-ı A’zam ve Osman-ı Hâlidî gibi zatlar, bu nokta içindir ki, o gelecek zatın makamını Risale-i Nur’un şahs-ı mânevîsinde keşfen görmüşler gibi işaret etmişler. Bazen da o şahs-ı mânevîyi bir hâdimine vermişler, o hâdime mültefitane bakmışlar.” diyor ve bir gerçeği gizlese de, itiraf etmeye mecbur kalıyor. Fakat hemen ardından, “Bu hakikatten anlaşılıyor ki, sonra gelecek o mübarek zat, Risale-i Nur’u bir programı olarak neşir ve tatbik edecek.” diyor ve meseleyi “sonra gelecek o mübarek zat”ın üstüne atıveriyor. 

Mektubunu bitirirken “elhasıl” kısmında, “O gelecek zatın ismini vermek, üç vazifesi birden hatıra geliyor; yanlış olur. Hem hiçbir şeye âlet olmayan Nur’daki ihlâs zedelenir, avâm-ı mü’minîn nazarında hakikatlerin kuvveti bir derece noksanlaşır…. Ehl-i siyaset evhama ve bir kısım hocalar itiraza başlar.” diyor. O vazifenin neden Risale-i Nur’da olmadığını güya açıklıyor. Ardından sıkı sıkıya tembih eder gibi, “Onun için, Nurlar’a o ismi vermek münasip görülmüyor. Belki “Müceddiddir, onun pişdarıdır” denilebilir.”1 diyerek mektubunu, işi başka birine atarak, fakat doğru adresin kendisine döndüğünü de itiraf ederek bitiriyor.       

Bumerang Gibi 

“Üç mesele var” diyen bir Kastamonu Mektubu vardır. Mektubun girişinde, “bu zamanda öyle fevkalade hâkim cereyanlar var ki, her şeyi kendi hesabına aldığı için, faraza hakikî beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek” diye başlıyor. Burada gösterilen yüksek öngörü dönüyor, Bediüzzaman’ı tarif ediyor. 

Mektubun devamında, üç meselenin içinde “hakikat noktasında en mühimmi ve en a’zamı, iman meselesidir.” derken yine Risale-i Nur’u tarif ediyor. “Fakat şimdiki hâl-i âlem ilcaatında en mühim mesele hayat ve şeriat göründüğünden.” O üç meseleyi birden değiştirmek, âdetullaha muvafık gelmediğinden, “en a’zam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak” cümlesinin adresi yine Bediüzzaman’dır.

Fakat o dönüp yeniden, “en halis ve en selametli ve en mühim ve en muvaffakiyetli hizmet Risale-i Nur şakirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.”2 diyerek işi setrediyor. Fakat çok ilginçtir ki, setrederken de kendini ifşa ediyor.

Bumerang gibi, bu meyanda Risale-i Nur’da çok delil vardır. Bediüzzaman kendini örtmek istiyor, fakat hakikatleri setredemiyor.

Dipnotlar:

1- Sikke-i Tasdi-i Gaybî, s. 19-20.

2- Kastamonu Lâhikası, s. 94, 95.

Okunma Sayısı: 382
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı