22 Şubat 2025 Cumartesi sabahı, bizim Bursa grubunda, Ramazan Oruç hocamız, Bozüyük’ten, İhsan Yıldırım’ın vefat haberini verince şaşırdım.
Daha geçtiğimiz ay Bursa’dan dört arkadaş Bilecik sohbetine gitmiş, oraya, Bozüyük’ten gelen Samed kardeşimizden Bozüyük’teki arkadaşlarımızı sormuştum.
Tabiî bu müessif vefat haberini de, watsap grubumda bulunan arkadaşlarımıza bildirdim. Hayatını geçirdiği; Diyar-ı Bekir, Elâziz, Mersin, Konya, Bozüyük gibi yerlerdeki birçok kimse şaşırıp, dua etti. Bazıları da, beraber yaşadığı hatıralarını anlattı. Bunlardan biri de, rahmetli Mustafa Özsoy Ağabeyin büyük oğlu Abdülkadir (Dursun) Özsoy idi.
İhsan Yıldırım için internette araştırma yaparken, onun, bir de, bilmediğim ressamlık vasfını görünce şaşırdım. Yeni Asya gazetemizde çok şiirleri neşrolmuştu. İlâhîlerini buldum. Ve içimden dedim ki “Nasıl da, renkli bir şahsiyeti varmış.” İşte burada, Abdülkadir bana, onunla alâkalı kısa bir biyografi yolladı.
“1951 senesinde, Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya gelen İhsan Yıldırım, ilk ve orta tahsilinden sonra, liseyi Elazığ’da bitirerek, askerliğini müteâkiben Etibank’ın tesislerinde çalıştı.1999 senesi sonlarına kadar da mesai yaptığı Seydişehir Alüminyum İşletmesi Genel Müdürlüğünden emekli oldu.
“Bir müddet Mersin’de ikâmet eden İhsan Yıldırım, evli ve üç çocuk babasıdır. Bölge radyolarında, canlı yayın programları yapmıştır. Şiir, makale, müzik ve resim çalışmaları bulunmaktadır.
Şair ve bestekârdır. 2003 yılında Aşk-ı Beka isimli 108 sayfalık, 82 şiirlik bir şiir kitabı yayınlanmıştır.
“Şiirlerinin bir kısmını bestelemiştir. 2006 yılında İstanbul Yeni Asya tesislerinde yetmiş gün misafir kalarak, Abdülkadir Özsoy ile birlikte müzik ve beste kayıtlarını yaptırmıştır. On civarındaki şiirlerini bestelemiş ve profesyonel olarak stüdyo kayıtları yapmıştır. Bir kısım şiirlerini youtube üzerinden “Beka” isimli kanalda yayınlamıştır.
2017 yılından beri Bozüyük’te ikamet etmekte idi.”
Evet, Bozüyük’te ikâmet ettiği zaman, bu sene yaz mevsiminde Bursa’dan Ankara’ya hızlı tren seyahatim vardı. Onu da, Bozüyük istasyonundan yapıyorduk. Ben, uzun yol seyahatlerimi hep namaz vakitlerine göre ayarladığımdan, bu seyahatimde, iki-üç saat kadar Bozüyük’te beklemem icab etti. Bu müddet içerisinde, “Bozüyüklü arkadaşları arayayım da, hiç olmazsa, biraz sohbet etmiş oluruz” diye içimden geçirdim. Bir iki arkadaşı aradım, olmadı. İhsan Yıldırım’ı aradım, konuştuk. “Ya Osman kardeş, şu anda Mersin’deyim, keşke görüşebilseydik” dedi. Görüşemedik işte nâsib olmadı. İnşaallah, ahirette görüşürüz.
Yine Samed kardeşten aldığım malûmata göre, bir müddet önce Eskişehir’de ikâmet etmeye başlamış. Orada bir kalb ameliyatı olmuş. Ameliyattan sonra biraz düzelmiş fakat yine bir rahatsızlanmış, hastahaneye yatmış ve neticede, orada vefat etmiş. Allah rahmet eylesin, makamı âlî, mekânı Cennet olsun!