Bir tarım ülkesi olarak Türkiye’de gıda enf-lasyonunun yüksek olmasını izah etmek pek de kolay değil. Hadiseyi karikatürize ederek, “En pahalı ‘toprak’ bile Türkiye’de” denilse her halde yanlış olmaz.
“Petrol ülkesi değiliz, o sebeple akaryakıt ürünleri pahalı” diyen idareciler, acaba sebze ve meyve fiyatları ile kuru gıda fiyatlarındaki aşırı pahalılığı nasıl izah ediyorlar?
Elbette her şeye cevapları olan idareciler bu konularda da milleti yanıltmayı marifet bilip, “Dünya pahalılıktan yıkılıyor, bizim durumunun her şeye rağmen en iyisi” diyorlar ve bunu da sıkılmadan TV ekranlarından tekrarlıyorlar. Çünkü ‘yanıltma ile iş görmek’ bunların damarlarına işlemiş durumda.
3 Ocak 2025 tarihli bir habere göre tablo şöyle: “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, gıda fiyatları dünyada 2024’te yıllık yüzde 6,7 artarken Türkiye’deki artış yıllık yüzde 43,6 olarak gerçekleşti.” (bloomberght.com)

Peki, bu tablo millete tam olarak anlatılıyor mu? Hakikaten de tarım ülkesi olmakla haklı olarak övünen bir ülkenin gıda ürünlerinde ‘zam şampiyonu’ olması tek başına idarecilerin başarısız olduklarını görmek için yetmez mi? Dünya ülkelerinde yüzde 10 civarında olan gıda zammı niçin ülkemizde yüzde 50 civarında olsun?
Şimdi sizlere başka bir ‘enflasyon belgesi’nden bahsetmiş olalım. 2022’de sosyal medyada paylaştığımız bir fotoğrafa göre ucuz yemek satan bir ‘esnaf lokantası’nın fiyatları şöyle:

O tarihte Bakırköy merkezde hizmet veren (İstanbul Caddesi) bir lokantanın Ocak 2022 fiyat listesinde yer alan bazı fiyat bilgileri şöyle sıralanmışı:
Çorbalar: Ezogelin: 4 TL, Tavuk suyu: 5 TL, İşkembe: 15 TL, Ayak paça: 14 TL...
Sebze Yemekleri: Kuru fasulye: 6 TL, Nohut: 6 TL, Taze fasulye: 9 TL, Ispanak: 9 TL, Bamya: 11 TL, Pırasa: 8 TL.
Etli yemekler: Haşlama: 22 TL, Hindi kavurma: 20 TL, Çiftlik kebap: 14 TL, Köfteler: 15 TL, Etli dolma: 15 TL, Sebzeli kebap: 17 TL, Orman Kebap: 24 TL, Kuzu kavurma: 25 TL, Hünkâr beğendi: 19 TL, vs...
Aynı esnaf lokantasının (Şirinevler merkezdeki şube) 2025 (Mart) listesi ise şöyle:
Çorbalar: Ezogelin: 40 TL, Mercimek: 40 TL, Tavuk suyu: 45 TL, İşkembe: 90 TL, Kelle paça: 100 TL
Sebze yemekleri: Kuru fasulye: 65 TL, Nohut: 65 TL, Taze fasulye: 75 TL, Ispanak: 75 TL, Bamya: 85 TL, vs.
Etli yemekler: Hindi kavurma: 165 TL, Çiftlik kebabı: 155 TL, Köfteler: 150 TL, Etli dolma: 150 TL, Sebzeli kebap: 155 TL, Hünkâr beğendi: 160 TL, vs.
Herkes takdir eder ki bu fiyatlar ‘en düşük’ fiyatlardır. Çoğu yerde bu fiyatları bulmak da imkânsız. 2022’de 4 TL olan bir çorbanın 2025’de 40 TL olması kimin kabahati? Ortada çok yüksek bir fiyat artışı yok mu?
Gerçi şaşırmıyoruz, ama bu tablo sebebiyle herkes kabahatli olsa da ne hikmetse Türkiye’yi idare eden idareciler ve iktidar üzerine hiç kabahat almıyor. Tabiî ki yüksek zamların sorumlusu Türkiye’yi idare eden ve iktidarda olanlardır. Aksini iddia etmek sadece milleti yanıltma anlamına gelir ve elbette ters teper...