Evet, geçtiğimiz günlerde vefat yıl dönümünü pek çok vilayetlerde rahmet ve minnetle anılan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bu asrın manevî mimarlarından birisiydi.
Üstad Bediüzzaman, bu nesli ikna edecek bir külliyatı bizlere miras bıraktı. Bizlerin görevi ise bu mirası nesillerden nesillere aktarabilmektir. Evet, bir genç olarak Bediüzzaman’ı anlayabilmek kolay değil. Çünkü hep rahata alıştık. Ama onu anlayabilmek noktasında çaba sarf etmenin ne kadar önemli olduğunu da biliyoruz. Bediüzzaman bize yalnızca iman meselelerinde değil, içtimaî hayatta da büyük bir ders vermektedir.
Bugün dünya, her zamankinden daha fazla manevî buhranlar içinde savrulmaktadır. İnsanlar, huzur ve anlam arayışı içinde çeşitli fikirlere yönelse de, hakikî saadet ancak iman ve hakikat ekseninde mümkündür. İşte tam da bu yüzden Bediüzzaman ve onun fikirleri, modern çağın karmaşasında bizler için bir rehber niteliğindedir. O, yalnızca bir âlim değil, aynı zamanda hakikatin yılmaz savunucusu ve bir diriliş müjdecisidir.
Bu sebeple diyoruz ki, bu zamanda çare: Bediüzzaman’dadır!