Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, öğrencilerde hukuk bilincinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen “Türkiye’de Adalete Daha İyi Erişim İçin Koruyucu Hukuk Uygulamalarının Geliştirilmesi Projesi” kapsamında hazırlanan Hukuk ve Adalet dersi, 2013-2014 eğitim-öğretim yılından itibaren 6. ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak okutuluyor.
Öncelikle belirtelim ki, seçmeli değil, zorunlu olarak müfredata konulması gereken son derece önemli bir ders bu.
Adalet Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı tarafından, gençlerin özgüven, eşitlik, hukuk, özgürlük, sorumluluk ve adalet bilinciyle yetişmesi için hazırlanan bu dersi tercih eden öğrenci sayısı 1 milyon 147 bin 799’a ulaşmış.
Ortaokul öğrencilerinin toplam sayısı 5.5 milyon civarında. Eğer 6 ve 7. sınıflardaki öğrenci sayısı bu toplamın yarısına tekabül ediyorsa, bu dersi tercih edenler de yüzde 50 gibi bir orana karşılık geliyor.
Toplumun hukuk ve adalet konusundaki duyarsızlığını dikkate alarak bardağın dolu tarafına bakarsak sevindirici ve ümit verici bir oran.
Ders kitabında, “Yaşamımızda Hukuk ve Adalet,” “Haklarımız ve Sorumluluklarımız,” “Hukukî Sorunlarımız” ve “Hukukî Çözümlerimiz” başlıklı 4 ayrı ünite yer alıyormuş.
Ders kapsamında hukuk, adalet, hak ve sorumluluk gibi kavramlar ile hukukî sorunlar ve çözüm yolları üzerinde duruluyor; öğrencilere CİMER ve UYAP gibi uygulamalar hakkında bilgi veriliyormuş.
Kitapta adalet, eşitlik, duyarlılık, özgüven, sorumluluk, barış, tarafsızlık, özgürlük, dürüstlük gibi değerlere vurgu yapılıyormuş.
(Bu muhtevanın yeterliliğine ayrıca bakılmalı.)
İlaveten hâkim ve savcılar, davet üzerine Türkiye’nin dört bir yanındaki ortaokullarda bu derslere katılarak, adaletin nasıl tesis edildiğini çocuklara anlatıyor ve çocuklar onlara suçlular, davalar ve meslekle ilgili sorular soruyorlarmış.
Bu bilgilerin gündeme getirdiği bazı sualleri de buradan biz sormuş olalım:
Öğrenciler arasında, bu süreçteki malûm davalarda yargılanıp mahkûm edilmiş ve halen içeride olan ya da KHK ile ihraç edilmiş anne-babaların çocukları varsa—ki mutlaka vardır—ve bu konularla ilgili sorular soruyorlarsa o hâkim ve savcılar acaba ne cevap veriyorlar?
Aynı şey, aktüel gündemi iyi takip eden dikkatli öğrencilerden gelebilecek “Bir hukuk devletinde AİHM’in ve AYM’nin bağlayıcı kararlarına yerel mahkemelerin de, iktidarın ve Meclisin de uymaması söz konusu olabilir mi?” suali için de geçerli...