Güncel |
Yaz Kur’ân kursları eğitimi engellemez |
Anayasa Mahkemesi, ‘’ilköğretimin beşinci sınıfını bitirenler için, okulların tatil olduğu dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığınca açılıp, Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde yürütülecek ve katılımın kişilerin kendi isteği, küçüklerin ise kanunî temsilcilerinin talebine bağlı olduğu yaz Kur’ân kurslarının, sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz laik eğitim ve öğretim faaliyetini engellemesinin söz konusu olmadığını’’ belirtti. Anayasa Mahkemesinin, ilköğretimin 5. sınıfını bitirenler için tatil döneminde yaz Kur’ân kursları açılabileceğini öngören kanun hükmünün iptal isteminin gerekçeli kararı, Resmî Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Danıştay İdari Dâvâ Daireleri Kurulu, baktığı bir dâvâda, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’a 1999 yılında eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının üçüncü tümcesindeki ‘’ilköğretimin 5. sınıfını bitirenler için tatillerde ve Millî Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetiminde yaz Kur’ân kursları açılır’’ ibaresi ile ‘’Kur’ân kurslarının açılış, eğitim öğretim ve denetimleri ile bu kurslarda okuyan öğrencilerin barındığı yurt veya pansiyonların açılış ve çalışmalarına dair hususların yönetmelikle düzenleneceğini’’ öngören ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, Anayasa Mahkemesine başvurmuştu. Yüksek mahkeme, gerekçeli kararında, Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde faaliyet gösterecek yaz Kur’ân Kurslarını açacak olan Diyanet İşleri Başkanlığının, Başbakanlığa bağlı anayasal bir kuruluş olduğu belirtildi. Anayasa’nın 136. maddesinde, genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığının, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getireceğinin belirtildiği vurgulanan kararda, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde de Başkanlığın görevlerinin ‘’İslâm Dininin inançları, ibadet ve ahlâk esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek’’ olarak düzenlendiği hatırlatıldı.
DİN EĞİTİMİ KÜÇÜKLERİN GELİŞİMİ İÇİN ÖNEMLİ
DİN eğitiminde büyüklerden farklı olarak küçüklerin gelişim psikolojilerinin büyük önem taşıdığına işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi: ‘’Dinî kavramların bazılarının soyut olması, küçüklerin din eğitiminde zihinsel gelişim basamaklarının dikkate alınmasını zorunlu kılar. İtiraz konusu kural, küçüklerin zihinsel gelişim basamaklarına uygun olarak somut kavramlar döneminden çıkarak soyut kavramları da anlama olgunluğuna eriştiği düşünülen beşinci sınıfı bitirenler için, zorunlu temel eğitimlerini de aksatmayacak şekilde sadece okulların yaz tatilinde Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde yaz Kur’ân kurslarının açılmasını öngörmektedir. Buna göre, ilköğretimin beşinci sınıfını bitirenler için, okulların tatil olduğu dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığınca açılıp, Millî Eğitim Bakanlığının gözetim ve denetiminde yürütülecek ve katılımın kişilerin kendi isteği, küçüklerin ise kanunî temsilcilerinin talebine bağlı olduğu yaz Kur’ân kurslarının, sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz laik eğitim ve öğretim faaliyetini engellemesinin söz konusu olmadığı açıktır. Öte yandan, yasa koyucunun Anayasa’ya aykırı olmamak koşuluyla düzenleme yapması yasama yetkisi içinde bulunduğundan, mahkeme kararlarına konu olmuş alanlarda da bu yetki geçerlidir. İptal isteminin reddi gerekir.’’ |
20.03.2010 |