BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ, VEFATININ 65. YILINDA İZMİT’TE ‘EN YÜKSEK HAKİKAT İMAN’ TEMALI BİR PROGRAMLA YÂD EDİLDİ.
Bediüzzaman, İslâm âleminin ilerlemesinin yolunu yüzyıl önce göstermişti: İslam alemi hürriyet ve şuraya muhtaç
Çağımızın Kur'an Tefsiri Risale-i Nur Külliyatını daha yakından tanıyalım?
İlden ile, elden ele, gönülden gönüle Bediüzzaman
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, vefatının 65. yılında İzmit’te düzenlenen bir programla yâd edildi.
Gazetemizin İzmit Temsilciliği ile Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı tarafından organize edilen program, Risale-i Nur Enstitüsü’nün bu yıl belirlediği “Çağımızın Problemlerine Bir Çözüm Önerisi: En Yüksek Hakikat İman” temasıyla gerçekleştirildi.

İftar yemeğiyle başlayan program, akşam namazının ardından yapılan Risale-i Nur dersi ile devam etti. Yatsı ve teravih namazlarının ardından, Yeni Asya Gazetesi yazarlarından edebiyatçı-yazar İslâm Yaşar’ın seminer sunumu gerçekleşti. Ardından Yeni Asya Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü karikatürist İbrahim Özdabak’ın “Çizgilerle Bediüzzaman” sunumu hem gözlere, hem gönüllere hitap etti. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte, hanımlar da kendilerine ayrılan salonda iftara katılıp programı takip ettiler.

Programa, Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Pekel ve Ali Demir de katıldı. Sunuculuğunu Süleyman Alp Özcan’ın yaptığı etkinlik, Abdurrahim Peker’in Kur’ân-ı Kerîm tilâveti ile başladı.

İnsanlığın aradığı huzur ve saadet
Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı Başkanı Muammer Çelik, açılış konuşmasında Bediüzzaman’ın hayatını iman hizmetine adadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Büyük İslâm âlimi ve mütefekkir Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni vefatının 65. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz. Onun hayatını ve eserlerini şekillendiren en temel hakîkat, ‘En yüksek hakikat; iman’ gerçeğidir. Bediüzzaman, tüm ömrünü imanın izahı, ispatı ve neşrine adamış; Risale-i Nur Külliyatı ile insanları tahkikî iman hakikatlerine davet etmiştir. Bugün dünya, insanlığı huzura ve saadete kavuşturacak bu hakikatlere her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Çünkü iman, yalnızca bir inanç meselesi değil, aynı zamanda hayatı anlamlandıran en büyük hakikattir.”
Ramazan boyunca her Cuma iftar
Çelik, Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı’nın Ramazan ayındaki faaliyetlerinden de bahsederek her Cuma ve Kadir Gecesi iftar programları düzenlediklerini, vakıf merkezinde yıl boyunca 30’a yakın eğitim programı gerçekleştirdiklerini belirtti.

Mehmet Ali Paşa Vakıf Merkezi İnşaatı Devam Ediyor
Çelik, vakıf olarak yeni bir hizmet binası inşa ettiklerini belirterek şu bilgileri paylaştı:
“20 Mayıs 2024’te temelini attığımız, 332 m² oturum alanına ve toplamda 1250 m² kullanım alanına sahip, 3 kat + çatı katından oluşan vakıf merkezimizin inşaatı devam etmektedir. Kaba inşaatı, duvarlar da dahil olmak üzere bayram öncesi tamamlanacaktır. Dualarınızı bekliyoruz.”
İslâm Yaşar: “İman, insanın varlık sebebidir”
Programın konuşmacılarından edebiyatçı-yazar İslâm Yaşar, “En Yüksek Hakikat: İman” başlıklı seminerinde, Risale-i Nur’daki imanî vecizelerden hareketle günümüz dünyasında eksik kalan hususlara dikkat çekti. Yaşar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“İman, sadece bir inanış değil, insanın varlık sebebini kavrayışıdır. Risale-i Nur’da iman, insanın yaratılış sırrını çözen bir hakikat olarak ele alınır. Bediüzzaman’ın ‘İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir’ sözü de gösteriyor ki, iman yalnızca bir itikad meselesi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasını aydınlatan bir nur ve ona güç veren bir kuvvettir. İnsan, iman sayesinde hayatın zorluklarına karşı dayanıklılık kazanır ve hakikî saadete ulaşır.

İnsanın en büyük sermayesi imanıdır. Zira dünya hayatı geçicidir ve bâkî olan, insanın ebedî hayatı kazanmasına vesile olacak imanı ve salih amelleridir. Risale-i Nur, bu noktada iman hakikatlerini en berrak şekilde izah eden bir tefsir olarak ön plana çıkmaktadır. Öyleyse en büyük hakikat, en büyük ihtiyaç ve en büyük saadet, ancak iman ile mümkündür. Çünkü iman, insanın hem dünyasını hem ahiretini aydınlatan en yüksek hakikattir.
İslâm Yaşar, imanın insana huzur, ahlâk ve ebedî saadet kazandıran bir hakikat olduğunu vurgulayarak, “Dünya hayatı, imanın verdiği anlam ve şuurla değer kazanır. Yoksa iman olmadan insanın ruhu karanlıklar içinde kaybolur” diyerek sözlerini tamamladı.
“Çizgilerle Bediüzzaman” sunumu büyük ilgi gördü
Programın son bölümünde, gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü karikatürist İbrahim Özdabak, “Çizgilerle Bediüzzaman” sunumuyla Bediüzzaman’ın hayatını ve mücadelesini çizgilerle anlattı.

Onun davası “İMAN”
Özdabak, konuşmasına Bediüzzaman’ın davasını ve mücadelesini şu sözlerle özetleyerek başladı:
“Yine böyle bir Ramazan ayında, yine böyle bir Mart gününde Rabbine kavuşan Bediüzzaman’ı ve onun davasını bir nebze yâd etmek için buradayız. 1960’ta vefat ettiğinde, Hür Adam gazetesi ‘İslâm’ın Büyük Kaybı’ manşetiyle bu acı haberi duyurmuştu. Peki, onun davası neydi? O, Kur’ân’a ve imana hizmeti hayatının gayesi yapmış, bu uğurda büyük mücadeleler vermişti.”
Özdabak, Bediüzzaman’ın İman ve Kur'an hizmeti düsturuyla hareket ettiğini ve toplumun imanla bilinçlenmesi için büyük çaba sarf ettiğini anlatarak, onun şu sözlerini hatırlattı: “Milletimizin imanını selamette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”
Özdabak sunumunu Risale-i Nur’da geçen “Ümitvar olunuz! Şu istikbâl inkılâbı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm’ın sadâsı olacaktır!” sözleriyle tamamladı.

SÜLEYMAN ALP ÖZCAN - İZMİT