Sakarya Başörtüsü Platformunun 2007 yılı için hazırladığı Başörtüsü Raporunda, yasakçı uygulamaların resmî kurumlardan sivil alanlara doğru genişlediği, buna karşılık başörtüsüne özgürlük için mücadele eden platformların sayısının arttığı belirtildi. Raporda yasağın yasal bir dayanağı olmadığı ve hukukî değil, siyasî sebeplerden ötürü devam ettiği belirtilerek, anayasa değişikliğinin çare olmadığı vurgulandı.
Sakarya Başörtüsü Platformu tarafından hazırlanan ‘Başörtüsü Raporu’nda, toplum huzurunun, başörtüsüne şartsız ve sınırsız bir özgürlük getirmeden sağlanamayacağı vurgulanıyor. Her Cumartesi “başörtüsüne özgürlük” eylemleri yapan ‘Türkiye Başörtüsü Platformları’nın üyelerinden Sakarya Başörtüsü Platformu, 270 sayfalık ‘Başörtüsü Raporu’ hazırladı. 2007 yılı için hazırlanan Başörtüsü Raporu’nda, yasakçı uygulamaların resmî kurumlardan sivil alanlara doğru genişlediğine, buna karşılık başörtüsüne özgürlük için mücadele eden platformların sayısının da arttığına dikkat çekildi. Raporda, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve sivil anayasa taslağı etrafında yaşanan gelişmelerin, yasakçıların gerçek yüzünü ortaya çıkardığı; başörtüsü sorununun sadece üniversitelerle sınırlı kalmadığı ifade edildi. 27 Nisan’da verilen e-muhtırada, kız çocuklarının örtünmesinin ‘çağdışı’ olarak nitelendirildiğinin hatırlatıldığı raporda, ‘cumhuriyet resepsiyonları’nda başörtülü hanımlara tavır olarak askerî erkânın faaliyetleri terk etmesinin, yasağın sivil alanlarda da uygulamak isteyenlere cesaret kazandırdığı tesbiti yapılıyor. Raporda ayrıca, tartışmaların yasal bir dayanağının olmadığı ve başörtüsü baskısının hukukî değil siyasî sebeplerden ötürü devam ettiği belirtilerek, anayasa değişikliğinin yasağın çözümü için çare olmadığı tesbitinde bulunuluyor.
SUN’Î KORKULAR VAR
2007 yılında başörtülü hasta yakınlara hakaret edilmesi, başörtülü bir annenin başını açmadığı için bebeğinin yanına geçmesinin engellenmesi, bir belediyenin başörtülü bayana ruhsat vermemesi, yine bir başka belediye tarafından düzenlenen deneme sınavında başörtülü öğrencilerin dışarı çıkarılması, otel salonunda düzenlenen bir faaliyete başörtülülerin alınmaması, Askerî Müze’de düzenlenen bir sempozyumda, görevlilerin başörtülüleri içeri almaması, beş kişilik bir grubun sokak ortasında başörtülü bir kıza hakaret etmesi, başörtülü velilerin bayrak töreni esnasında okul bahçesinin dışına çıkarılmaları gibi birçok olayın yaşandığı belirtilen raporda, medya ve bazı toplum örgütleri, başörtülüleri alenen aşağıladıkları gerekçesiyle eleştiriliyor. Başörtüsü yasağı üzerinden İslâmî değerlere saldırıldığı ve sun’î korkular üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekilen raporda; toplum huzurunun, başörtüsüne şartsız ve sınırsız bir özgürlük getirmeden sağlanamayacağı ifade ediliyor. Sisteme hâkim olan resmî ideolojinin, kendi hayat tarzını topluma bir din gibi dayatmasından kaynaklandığı ifade edilen ‘Başörtüsü Raporu’nda; tek tip, baskıcı ve dayatmacı yaklaşımların sorunları kangren haline getirdiği belirtiliyor. İnsanların inandıkları gibi ve özgürce yaşayacakları bir ortamın tesis edilebilmesi için, hak ve özgürlükler alanında somut adımların atılması talep edilen raporda, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinin yol açtığı toplumsal yaralara geçici pansumanın değil, kalıcı çözümlerin gerektiği tesbiti yapılıyor. Kocaeli, Sakarya, Ankara, Van, Akyazı, Konya ve Antalya’daki başörtüsü platformlarının yasağa karşı tepki eylemlerini sürdürmeye devam ediyor.
|