Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye’nin üyeliğinin AB’ye dinamizm kazandıracağını belirterek, “Bu yüzden ortak bir kader ve daha iyi bir gelecek için birlikte çalışmak zorundayız.”
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye ve Avrupa Birliğinin ortak kader ve daha iyi bir gelecek için birlikte çalışmak zorunda olduğunu belirtti.
Avrupa Forumu toplantısına katılmak amacıyla önceki gün gece AB dönem başkanıSlovenya’nın başşehri Ljubljana’ya gelen Babacan, bu ülkenin önde gelen gazetelerinden Dnevnik’te dün yayımlanan “Türkiye ve Avrupa Birliğinin Ortak Kaderi” başlıklı yazısında, 50 yıl gibi bir sürede, savaş ve çatışmaları geçmişte bırakarak 6 üyeli bir ortaklıktan 27 ülkeyi içine alan bir birliğe dönüşen Avrupa projesinin, kıt'aya uzlaşma, barış, demokrasi ve refaha dayalı yeni bir siyasî düzengetirdiğini vurguladı. Avrupa’daki bütün bu değişimi yakından izleyen Türkiye’nin de dönüşüm sürecini tamamlayarak AB’nin eşit hak ve sorumluluklara sahip tam üyeliği hedeflediğini belirten Babacan, yazısını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin tam üyeliği, AB’nin küresel bir aktör olacağı gelecek vizyonuyla yakından bağlantılıdır. Türkiye’yi tam üye olarak kabul etmiş bir Avrupa Birliği, dünyanın diğer bölgeleri için de ilham kaynağı olacaktır. Bu yeni vizyon, çeşitlilik ve farklılıkların ortak değerler ve çıkarlar temelinde bir arada yaşayabileceğini gösterecektir. Bu, Slovenya’nın dönem başkanlığında büyük vurgu yaptığı kültürler arası diyaloğu arttıracaktır.”
“TÜRKİYE, AB’YE KATKI SAĞLAYACAK”
Türkİye’nİn tam üyeliğiyle AB’nin, sadece güvenlik alanında değil, ekonomi ve özellikle enerji alanında da daha iyi bir konuma geleceğini vurgulayan Ali Babacan, şöyle devam etti: “Avrupalılar olarak, gelecek kuşaklara Avrupa Birliği’nin umut ve fırsat sunmasını sağlamak zorundayız. 50 yıl önce bir rüya gibi görünüyordu. Ancak bugün, hemen bütün kıt'ayı içine alan, birleşmiş ve özgür Avrupa projesi her zamankinden daha fazla gerçeğe yaklaşmıştır. Türkiye de tabiî olarak birleşmiş ve özgür Avrupa’nın bir parçasıdır. Türkiye, bu hedefe ulaşma konusunda güçlü iradesini ve kararlılığını göstermiştir. AB’li ortaklarımızın siyasî vizyonlarına güveniyoruz ve Slovenya’nın bu yolda bize gerçek dostluk göstermesinden memnunuz. AB’nin genişlemesi, bugün karşı karşıya olduğumuz küresel sorunlara hepimizin bir cevabıdır. AB günümüz küresel ilişkiler dünyasında kendisini sürdürebilmek için dinamizme ihtiyaç duymaktadır. Türkiye’nin üyeliği bu dinamizmi AB’ye kazandıracaktır. Bu yüzden ortak bir kader ve daha iyi bir gelecek için birlikte çalışmak zorundayız.”
|