ABD askerlerinin kuzey Irak’ta tutukladıkları 5 İran vatandaşının, Iraklıları silahlandıran bir grup ile bağlantılı oldukları bildirildi.
ABD ordusundan konuya ilişkin yapılan açıklamada, tutuklanan 5 İran vatandaşının, Iraklılara silah ve lojistik destek sağlayan, İran Devrim Muhafızları-Qods Gücü adlı bir grupla bağlantılı oldukları belirtildi. Açıklamada, ‘’Çok Uluslu Güç, ABD siyaseti uyarınca, aşırılık yanlılarına Irak dışından gelen lojistik desteği kesmeye devam edecek’’ ifadeleri yer aldı. Söz konusu İran vatandaşları, ABD askerlerinin, 11 Ocakta Erbil’de, İran’a ait bir hükümet bürosuna düzenlediği baskın sonucu tutuklanmışlardı.
İran: Devrim muhafızı değil diplomat
Bu arada, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Muhammed Ali Hüseyni, Irak’ın Erbil şehrinde ABD askerlerince gözaltına alınan 5 İranlının Devrim Muhafızı değil, diplomat olduğunu söyledi. Hüseyni, haftalık basın toplantısında, ABD baskınına ilişkin açıklamalar yaptı ve soruları cevapladı. Erbil’deki büronun, 1992’de Iraklı yetkililerin talebi doğrultusunda açıldığını, geçen yıl da karşılıklı anlaşma çerçevesinde konsolosluğa dönüştürüldüğünü anlatan Hüseyni, baskın yapılan yerdeki bütün çalışmaların kanuni olduğunu, ABD’nin uluslararası kurallar ve diplomatik geleneklere aykırı davrandığını kaydetti. “5 diplomatımızı kaçırdılar” diyen Hüseyni, gözaltına alınanların diplomatik pasaporta sahip olduklarını belirtti ve söz konusu kişilerin Devrim Muhafızı oldukları yönündeki iddiaları yalanladı. Konuyu bütün diplomatik yollardan takip ettiklerini belirten ve Washington yönetiminden bir an önce gözaltındaki İranlıları serbest bırakmasını isteyen Hüseyni, “ABD yönetimi bu gibi girişimlerden vazgeçmeli ve konsolosluk binasına verilen zararı da ödemeli” dedi. ABD Başkanı George Bush’un yeni Irak stratejisini de eleştiren Hüseyni, “Maalesef ABD, Irak’tan gerekli dersi almadı. Irak’tan çekilmesi gerekirken 20 bin asker göndermeyi planlıyor. Bush kendi yanlış politikasını sürdürüyor. ABD Irak’ta istikrar ve güvenin sağlanması peşinde değil, onlar Irak’ta kaybettikleri onurlarını kurtarma peşinde. Ama maalesef yine yanlış bir yöntem seçtiler” diye konuştu. Hüseyni, bir gazetecinin Erbil’deki baskını işaret ederek, “Bu bir savaş ilânı değil mi?” şeklindeki sorusu üzerine de “Hayır, eskiden beri bazı Amerikalılar İran’a karşı askeri bir seçeneği dile getiriyorlar. Ama son zamanlarda yetkililer böyle bir konuyu reddediyorlar. Biz bu sorunu diplomatik yollardan çözeceğiz” yanıtını verdi. Sözcü, Natanz nükleer tesisindeki uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin askıya alındığına ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine de “Hayır, böyle bir şey yok. Natanz’daki uranyum zenginleştirme faaliyetleri devam ediyor. Zenginleştirmenin askıya alınması da söz konusu değil” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın “İran nükleer faaliyetlerini askıya alsın dışişleri bakanlarıyla görüşeyim” sözlerini de değerlendiren Hüseyni, bunun yeni bir öneri olmadığını, daha önceden de buna benzer açıklamalar yapıldığını belirtti ve ön koşulu kabul etmeyeceklerini, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini de askıya almayacaklarını vurguladı.
ABD ve İsrail’in bölgede İran’a karşı bir kutuplaşma peşinde olduğunu da ifade eden Hüseyni, bölge ülkelerinin böyle bir kutuplaşma içerisinde yer almayacaklarını açıkladıklarını, dolayısıyla bu girişimin yenilgiye mahkûm olduğunu söyledi.
Rice’ın son Ortadoğu ziyaretinin de bölgede İran’a karşı yeni bir oluşum amacı taşıdığını öne süren Hüseyni, “Bölgede böyle bir kutuplaşma hiçbir zaman olmayacak. Bölge ülkeleri hiçbir şekilde İran ile iyi ilişkilerini ABD’nin savaş yanlısı politikalarıyla değiştirmeyecek” diye konuştu.
|