Başbakan Binali Yıldırım ile görüşen İngiliz iş adamları Türkiye’den uzaklaşan İngiliz yatırımcılarının oranının yüzde 20 olduğunu açıkladı.
İngiliz şirketlerin Türkiye yöneticilerinden oluşan Strategic Partnership Scheme Grubu geçen hafta Başbakan Binali Yıldırım ile yaptıkları görüşmede, yatırımlarını azaltma kararları olmadığını belirtirken “Buna rağmen yatırımlarda yüzde 20 düşüş var” mesajı verdi. Sputnik’te yer alan habere göre İş adamları, kendilerinin demokrasinin olmadığı Çin’e de yatırım yaptığını belirtirken, yarın ne olacağına dair tahmin edilebilirliğin önemini vurguladı. Görüşmede İngiliz işadamları, Türkiye’ye yatırım yapmaya devam ettiklerini ve yatırımları durdurmak gibi bir amaçlarının olmadığını belirtirken buna karşın bazı KOBİ’lerin yatırımdan vazgeçtiğini anımsattı. Çankaya Köşkü’nde, geçen hafta gerçekleşen basına kapalı görüşme, 1 saat 20 dakika sürdü. İş insanları Türkiye’den uzaklaşan İngiliz yatırımcıların oranının yüzde 20 olduğuna işaret ederken, devam eden tutuklamaların ya da Almanya gibi ülkelerle yaşanan gerginliklerin de bunda etkili olduğuna işaret etti.
‘Caydırıcı oluyor’
Yıldırım’a sıralanan örneklerin ardından da “Bunlar yatırımcı için caydırıcı oluyor” mesajı iletildi. İngiliz işadamları, ‘demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü’ gibi temel değerlerin yatırım için temel oluşturmadığını aralarında Çin’in de olduğu birçok ülkeye yatırım yaptıklarını belirten grup, yatırımda ‘tahmin edilebilir olmanın’ temel oluşturduğuna işaret edilirken, Yıldırım’ın işadamlarına OHAL’in kaldırılması için bir ışık vermediği, bu koşulların 2019’daki seçimlere kadar sürmesinin beklendiği belirtildi.
Özel sektör güven arar
Eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, son yıllarda özel sektöre yatırımın yok denecek kadar azaldığın vurgularken özel sektörün yatırımın güven ortamıyla sağlanacığını söyledi. Dinçer, ‘’ İhracat toplam faktör verimliliğinin ve kapasite kullanım oranının yükselmesi (yüzde 79) nedeniyle artıyordu. Şimdi bu alanın sınırına gelinmiş görünüyor, dolayısıyla özel sektörün yatırım yapma ihtiyacı doğdu. Ancak özel sektör yatırımı kesin olarak güven ortamı arar. Kamu ihalelerinde tarafsız ve adil olmak, adaleti ve yargı sistemini tartışılır olmaktan çıkarmak, bürokratik engelleri ve önyargıları kaldırmak, özel sektör yatırımları için teşvik uygulamalarından önce gelir. Program bu konularda herhangi bir tedbir öngörmediği gibi, yapısal reformlar için somut hedefler koymuyor. Gerçekte YOİK (Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulu), bankacılık dışı finans sektörünün geliştirilmesi, çalışma hayatının esnekliğinin artırılması, kıdem tazminatı fonu gibi bazı yapısal reformların yapılması, orta vadede olumlu sonuç verirken, kısa vadede beklentileri olumlu yönde etkileyecektir.’’ dedi.