Kültür-Sanat |
Hâfız Kâni Karaca anıldı |
30 Mayıs 2009 Cumartesi gecesi Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programda hâfız Kâni Karaca’nın sevenleri, arkadaşları ve meslekdaş dostları bir araya geldiler. Mehmet Güntekin’in yönettiği toplantıya Emin Işık, Bülent Aksoy, Gönül Paçacı ve Kemal Karaöz konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda ilk sözü alan emekli öğretim görevlisi Emin Işık, Karaca’nın Türk müziğinin zirvelerinden biri olduğunu, bu tür değerlerin yüz yılda bir, hatta yüzlerce yılda ancak ortaya çıkabileceğini belirterek, Türk müziğine ve san'atına yaptığı hizmetlerden ötürü rahmetle anılması gerektiğini söyledi. Sağlığında uzun süre Kâni Karaca ile dostluk ilişkisi olan Emin Işık, Kâni Karaca için, “Onu 1950’li yılarda tanıdım. İstanbul’a geldiğinde yirmili yaşlarında idi. Kısa zamanda çok iyi bir hânende olduğu görüldü. Dinî ve klâsik musîkimize büyük bir vukufiyeti vardı. İcra edilmesi çok zor olan, emânet-i mukaddese gibi korunması gereken musîki eserlerimizi kendine özgü yorumuyla ve büyük bir kabiliyetle seslendirdi. Hakkında söylenecek ve yazılacak çok şey vardır. O her şeyin ötesinde millî bir değerdir ve kıymeti bilinmeli, genç nesillere en iyi şekilde anlatılmalıdır.” Kâni Karaca’nın belgesel filminin çekilmesini sağlayan ve danışmanlığını yapan Türk müziği uzmanı Gönül Paçacı, onun hem dinî musîkimize hem de lâ-dinî musikimize vâkıf olduğunu, nüktedan ve mütevazı kişiliği ile de örnek bir san'atçı olduğunu belirtti. Gönül Paçacı ayrıca belgesel çekimi sırasında Kâni Karaca ile yaşadığı anılardan söz etti. Türk müziği alanındaki araştırmalarıyla ve Kâni Karaca üzerine yayın ve biyografi çalışmalarıyla tanınan Bülent Aksoy ise daha önce Kâni Karaca için bir albüm çalışması yaptığını, onun benzersiz icrasının yeni nesillere aktarılması için okuduğu diğer eserlerin de albüm halinde yayınlanması gerektiğini söyledi. Aksoy özetle, “Kâni Karaca’nın engin bilgisini, güzel ruhunu anlatmak kolay değildir. Kur’ân okuma tarzlarından, klâsik müzikten örnekler verirken sesi göğe doğru yükselen bir şelaleye dönüşürdü. Ömrünün sonuna kadar hançeresi bütün berraklığını ve gücünü kaybetmedi.” Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim görevlisi, neyzen Kemal Karaöz, Kâni Karaca’nın hayatının son yıllarında birlikte çalıştığını söyleyerek onunla yaşadığı anılardan söz etti. Kâni Karaca’nın sen devrin büyük icrakârlarından biri olduğunu, dinî musîkimizde olduğu kadar klâsik musîkimiz için de örnek alınması gereken bir yorumcu olduğunu belirtti. Kemal Karaöz konuşması sırasında arşivinden üstad Kâni Karaca’nın seslendirdiği eserlerden örnekler sundu. Anma toplantısının sonunda, solist Veysel Dalsaldı ve saz arkadaşlarınca merhûm Kâni Karaca’nın bestelediği eserlerden örnekler icrâ edildi. Anma toplantısına katılan musîkiseverlere, Kâni Karaca ile yapılan uzun bir sohbetin ses kayıtlarından çözülmüş metinlerden oluşan ve önemli bilgileri ihtiva eden broşür ile san'atçının son önemli konserlerinden birinin CD’si hediye edildi. |
04.06.2009 |