Birinci Dünya Harbinde “İtilâf Devletleri” diye anılan galip devletlerin dışişleri bakanları, 10 Mart 1920'de Londra'da toplandı. Toplantıda, öncelikle İstanbul'un işgal edilmesi ve Kuvâ-yı Millîye öncülerinin de tutuklanması yönünde alınan bir karara imza atıldı.
Bu işgal ve tutuklama işinin başını İngiltere çekiyordu. Ayrıca, Fransa, İtalya ve Yunanistan, Büyük Britanya'nın emir ve komutasında hareket etmeyi kabul ediyordu.
Söz konusu toplantıda dikkat çeken bir başka nokta, Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kalan Yunanistan'ın da zirveye katılması oldu. Yunanistan Başbakanı Venizelos, toplantıda İstanbul'un yanı sıra Anadolu topraklarının da işgal edilmesi gerektiğini savunuyordu.
Maksatta anlaşmaya varan işgal güçleri, aldıkları kararı aynı gün İstanbul'daki İtilâf Devletleri Temsilcilerine bildirdiler.
Londra'nın kararını görüşmek üzere toplanan İstanbul'daki işgal güçlerinin (İngiltere, Fransa, İtalya) temsilcileri, aynı doğrultuda yeni kararlara imza attılar.
Bu dehşetli kararların listesini maddeler halinde şöylece özetlemek mümkün:
1. İstanbul, 16 Mart 1920 günü sabahın erken saatlerinden itibaren fiilen işgal edilecek.
2. Müttefik askerî makamları tarafından, işgalin gerektirdiği bütün tedbirler alınacak.
3. Harbiye ve Bahriye Nezaretlerinin işgali ile her türlü haberleşmeleri kontrol altına alınacak.
4. Posta, telgraf ve telefon hizmetleri kontrol altına alınacak.
5. Hükümet ve Meclisin bütün faaliyeti kontrolümüz altında tutulacak.
6. Osmanlı polisi de sıkı kontrol altında tutulacak ve kamu düzeninin gerektirdiği bütün emir ve talimat, sadece komiserliğimize bağlı askerî makamlar tarafından verilebilecek.
*
Yukarıdaki kararlar, tam bir gizlilik içinde alındı. Ertesi sabah da, derhal uygulamaya geçildi.
İlk iş olarak bir karakolumuza kanlı baskın yapıldı. 16 Mart (1920) sabahı erken saatte Şehzadebaşı'ndaki Mızıka Karakolu’na baskın düzenleyen işgal kuvvetleri, burada altı askerimizi şehit ettikten ve 16'sını da yaraladıktan sonra, İstanbul'un tamamını işgal altına aldı.
Bu arada, yine 15 Mart günü işgalciler tarafından alınan bir kararla, 150 kadar asker-sivil Osmanlı aydını hakkında tevkif kararı çıkartıldı.
18 Mart günü son toplantısını yapan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı, işgal müddetince çalışmasına ara verme kararı aldı.
Aynı anda harekete geçen işgal güçleri, bazı mebusları da tevkif ederek “sürgün edilecekler” listesine dahil etti. Bunların arasında Rauf Orbay, Kara Vasıf, Esat Işık Paşa gibi isimler de vardı..
Hakkında sürgün kararı çıkartılanlar, 21 Mart 1920’de gemiyle Malta Adası’na götürüldüler.
*
İstanbul'daki bu alenî işgal hareketinden hükümet, Meclis, basın-yayın, haberleşme gibi, ülkenin kalbi ve can damarı hükmündeki bütün kurum ve kuruluşlar da nasibini aldı.
Bu arada, işgal kuvvetlerine yakalanmadan kaçmayı başaran mebusların çoğu Ankara'nın yolunu tuttu.
İstanbul hükûmeti, çok zalimane yöntemlerle sürdürülen işgal hareketine karşı sessiz-suskun kalmayı tercih ederken, Anadolu'da (Ankara) kurulan Millî Meclis ise, yapılan işgale var gücüyle karşı koyma kararlılığını gösterdi.
*
Osmanlı askerini silâhlardan arındırarak hükümet merkezi olan İstanbul'u işgale niyetlenen ecnebi komiserliği, maksadına kavuşmak için bahaneler arıyordu. Nihayet, aradıkları bir bahane ortaya çıktı. Kilikya (Çukurova: Adana-Tarsus) bölgesinden İstanbul'a ulaştırılan bir uydurma habere göre, Müslümanlar oradaki Ermenileri öldürüyorlarmış.
Yüksek Komiserlik, hadiseyi tahkik etme gereğini dahi görmeden, gelen uydurma habere itibar etti ve İstanbul'un fiilî işgaline karar verdi.
Oysa, gerçek durum bunun tam tersine idi. Kilikya bölgesindeki Fransız askerlerinden kuvvet ve cesaret alan Ermeni çetecileri, pür silâh harekete geçmiş, silâhsız Müslüman ahaliyi kırıp öldürmeye koyulmuştu.
Nitekim, aynı gün, yani Londra'da işgal plânının yapıldığı 15 Mart 1920 günü, Osmanlı Dışişleri Bakanlığı tarafından Fransa Yüksek Komiserliği’ne yazılan yazıda, Kilikya Bölgesi’nde caniyane faaliyet gösteren Ermeni militanlarına karşı tedbir alınması isteniyordu.
NOT: Bu dilekçe, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü bünyesinde muhafaza edilen "Başbakanlık Osmanlı Arşivleri" belgeleri arasında bulunmaktadır. (Bkz: BOA. HR. SYS. 2556–2/53)