İYİ Parti Edirne Milletvekili ve ekonomist Prof. Dr. Mehmet Akalın, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin ekonomiye verdiği zararları özetlerken, bu sistemin sadece ekonomik göstergelerde değil, halkın yaşam standartlarında da ciddi gerilemeye neden olduğunu belirtti. “Bugün geldiğimiz noktada, kurumlar bağımsızlıklarını yitirdi, ekonomi dibe vurdu ve halkın yaşam standartları ağır şekilde geriledi” diyen Akalın, şöyle devam etti:
“Enflasyon Kontrolden çıktı. 2016’da %8,5 olan enflasyon, partili cumhurbaşkanlığı sisteminde hızla yükselerek 2024 yılında %44’e, geçtiğimiz yıl ise %65’e ulaştı. Türkiye, dünyada en fazla enflasyon yaşayan 6. ülke konumunda. 2016 yılında asgari ücret 1,6 Cumhuriyet altınına denk gelirken, bugün bu rakam yalnızca 0,83 Cumhuriyet altınına geriledi. Emekli maaşları ise daha da dramatik bir düşüş yaşadı; 2016’da 1,6 Cumhuriyet altınına denk gelen emekli maaşı, bugün sadece 0,6 Cumhuriyet altını ediyor. Sonuç olarak, bu sistem altı yılda cebimizdeki paranın yarısını yok etti. Halkın alım gücü eridi, geçim koşulları ağırlaştı.”
Merkez Bankası Rezervleri Tükendi
“Merkez Bankası’nın para politikalarına yapılan müdahaleler ve sıklıkla değişen başkanlar, kurumun bağımsızlığını zayıflattı. Kur Korumalı Mevduat gibi yanlış uygulamalar, Merkez Bankası rezervlerinin hızla erimesine neden oldu. Prof. Dr. Mehmet Akalın, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin halkın refahına ağır bir bedel ödettiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Faiz sebep, enflasyon sonuç’ söylemiyle yürütülen ekonomi politikası, halkı ekonomik felakete sürükledi. Enflasyon ve yoksulluk derinleşti, vatandaşın cebindeki para her geçen gün eriyor.”
“ÇÖZÜM: DEMOKRASİ, HUKUK VE LİYAKAT”
Mehmet Akalın, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümünde demokratik, hukuk temelli ve liyakata dayalı bir sistemin önemine vurgu yaptı: “Ekonomiyi düzeltmenin yolu, bağımsız kurumların yeniden inşası, liyakat ve şeffaflıktan geçiyor. Türkiye’nin kalkınması için bu sistemin tahribatını onarmak zorundayız. Bu sistemin bedelini halk ödüyor. Halkımızın taleplerini güçlü bir şekilde dile getirmesi, bu düzenin değişmesi için en büyük anahtardır.”
SEDAT SERDAR - YENİ ASYA